Hamile olduğumu öğrendiğimde anneannen umredeydi. Ona müjdeyi gelince vermeyi uygun bulduk. Babanla birlikte geleceği gün karşılamaya gittik hava alanına. Anneannen kapıdan çıkınca sarıldık bir güzel, çok duygulanmıştı sahiden, ben de zor tuttum göz yaşlarımı, çok özlemişim anneanneni.
Baban arabada bekliyordu dışarıda birlikte anneannenin bagajını aldık. Eve giderken anneannen özet geçti, gezdiği yerleri, gördüklerini, aldıklarını anlattı. Bu arada kızımın çocuğu olur diye bir de tulum almış sana. Önce ne renk görürsem onu alacağım demiş. Mavi tulum görmüş, onu almış.
Anneannenin evine vardık, baban eşyaları eve indirdi. Sonra da arabayı park etmeye gitti. Kapının önünde de birkaç bavul duruyordu. Anneannen "Kızım hadi şu bavulu getiriver içeriye" dedi. Ben bir bavula baktım bir anneme. "Kusura bakma anne getiremem" dedim. Anneannen de zannetti ki tembellik yapıyorum. "Kızım getirsene bavulu, ölüyorum yorgunluktan" dedi. Ben de "Aaa getiremem anne!" dedim. "Kız yoksa hamilesin de ondan mı öyle diyorsun?" dedi. Ben de gevrek gevrek güldüm. Bi sarıldı anneannen bana. Ah kızım çok sevindim diye.
O sırada baban girdi içeriye Şaşkınlıktan ve sevinçten ne diyeceğini bilemedi "Aferin oğlum! Tebrik ederim!" dedi. Gülüştük bayağı bir.
Sonra tulumu gösterdi anneannen. "İçime mi doğmuş ne?" dedi. Mavi tulum işaretiyle birlikte bende pek olmaz öyle şeyler ama ilk kez "Benim bir oğlum olacak" dedim.
Oturduk ne zaman öğrendiğimi, nasıl öğrendiğimi anlattım anneannene. İkinci kez torun sahibi olacaktı. Gözleri uykusuzluktan çökmüştü; ama bir insanın ağzı kulaklarına nasıl varır, işte o gün gördüm nasıl bir şey olduğunu...


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder