el yapımı kapı süsü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
el yapımı kapı süsü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ocak 2012 Pazar

Arven geldiiii!!!

Eveeeeeet geliyordu gelecekti, aman Ayşegül doğurdu doğuracak derken sonunda Arven Hanım zamanından önce ama her bebekte olduğu gibi tam vaktinde ve tam da olması gerektiği gibi geldi. Yazar ailesi 12 Ocak gecesi hastanenin yolunu tuttu. Ben bütün gün Ayşegül'ü arayıp ayrıntıları almıştım. Zorlu bir günün ardından 13 Ocak Cuma 21:28'de doğdu Arven Hanım.
Biz o gün gidemedik Arven'i görmeye zira baban Bursa'daydı. O, gece 11'de eve dönerken aradı beni ve tüm yorgunluğuna rağmen dayanamayıp gideceğin söyledi. Hastaneye uğrayıp gördü Arven'i. Biz ise ertesi günü beklemek zorunda kaldık.
Öğlen Anneannen, baban, ben ve tabi ki sen yola çıktık. Sana smokin giydirsem yeriydi sonuçta yakışıklı olman gerekiyordu ama zaten her türlü yakışıklı olacağın için şimdiden gereksiz protokollere boğmanın alemi yoktu. Deli gibi bir kar vardı, trafik berbattı ve ayın 13'ü ve cuma günü olması bir korku filmi tedirginliği yaratıyordu bizde.
nihayet hastaneye vardık, senin asansörden inmek istememenin ardından hazırladığımız kapı süsünün asılı olduğu kapıyı pek güzelmiş deyip açarak içeri girdik. Kocaman gözler, minik bir burun ve şirin bir ağız tombul iki yanağın arasına yerleştirilmişti. Çok güzel bir bebekti Arven. Mis gibi kokuyordu ama pek uykucu bir tipi vardı.
Harika çikolatalardan hemen kaptım zira bunlar bebek ziyaretinin en önemli kısmıdır oğlum.
Bu arada olayın kahramanı Ayşegül, sevimli bir "ferah" gecelik içinde yatağında uzanıyordu. Dünyanın en önemli kişisini dünyaya getirmiş dünyanın en önemli ve tek annesi olma anının tadını çıkarıyordu, onca ağrı ve sızıya rağmen kafasında kocaman sevimli bir kıvırcık topuz ve yüzünde kocaman bir gülümsemeyle pek güzeldi..
Cem Amca öhöm düzeltiyorum Cem Baba ise büyük bir gururla hoşgeldiniz dedi bize. Sen Arven'i muhtemelen yeni bir oyuncak zannettin; ama ağlayınca dehşet içinde baktın ona, sonra da soran gözlerle bize. Hemen kaçırdım seni o travmatik odadan. Bol bol hastaneyi gezdik. Sen yangın tüpüne, su sebiline, duvarda asılı dezenfektanlara, kapı kollarına, ışıklara ve asansöre baktın "bu ne?" anlamına gelen ıh ve inmek bilmeyen bir işaret parmağı da bonus.
Ziyarete Gül de geldi, kocaman kıvırcıkları ve sevdiceği Caner'le birlikte. Seni hırpaladı sevdi, ben darısı başınıza dedim, sessizlik oldu :)
Emire Teyze ilk kez babaanne, Emişe Teyze ikinci kez anneanne olmuştu.
Bu arada önemli bir futbolcu olan Lefter Küçükandonyadis o hastanede vefat etmiş o gün. Cem Amcan da kapıda sigara içiyormuş. Kendisine ne hissediyorsunuz denilmiş o da tabi ki çok mutluyum demiş. Henüz hiçbir kanalda bir futbolcunun ölümünden mutluluk duyan taraftar haberi çıkmadı ama, bakalım.
Birlikte geçirdiğimiz bir beş sene, paylaştığımız bir sürü sevinç, hüzün piknik, tatil, film ve muhabbetin bir de birlikte İstanbul'a taşınmanın ardından çocuklarımızı kucağımıza aldığımız ilk anın ödeşmesini yaşadık.
Amca Teyze olmak neymiş gördük öğrendik, teşekkürler taze çekirdek aile! Sizi çok seviyoruz!

31 Ekim 2010 Pazar

Kapı süsü




Oğlum, dün oturdum uzun süredir elimde sürünen kapı süsünü bitirdim. Bu hastaneeki odamızın kapısına asılacak eve gelince de senin odanın kapısına asarız inşallah. Bitince kendimle o kadar gurur duydum ki bu işin ticaretine bile girebilirim :)