paspas etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
paspas etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Nisan 2012 Pazar

Yaman'a anasını unutturan anlar!




Muz
Benim oğlum boğazına düşkün maşallah. Yalnız belli gıdalara karşı kelimenin tam anlamıyla zaafı var. Mesela muz denilen meyveyi "aman oğlum, çok yeme kabız olursun" deyip deyip, azıcık tattırıp, akabinde "tamam yeter bu kadar" diye kalanını mideye indirdiğimiz ya da köşe bucak kaçırdığımız için olsa gerek, kimi zaman bir yerde resmini, kimi zaman da buzdolabı açılınca bizzat kendisine sarı sarı ve leziz leziz bakan muz hevenkini kazara görünce benliğini yitirmişcesine o yöne doğru saldırıya geçiyor "muj",  "mus"  bazen de "muf" diyerek. Bizim yatay dilimler halinde kendisine verdiğimiz muz dilimlerini ışık hızıyla "şimdi kesin yine kabız muhabbeti açacaklar" korkusuyla ağzına bir tıkıyor ki, hatta tepiyor ki, sormayın gitsin.

Araba gezintisi 
Bir diğer şey de araba. Yaman'ın 2011 model Playskool ilk arabam sahibi bir insan olduğundan daha önce bahsetmiştim. Kendisi oğlumun en huysuz zamanlarında güzel bir avutucu ve aynı zamanda iyi bir denge sağlayıcı olarak çok işimize yaramıştır. Ayrıca şekil itibariyle mini cooper ile vos vos arası yuvarlak hatlara sahip olması hasebiyle hep "oğlumun da böyle sevimli ve de şık bir arabası olur büyüyünce inşallah" demişimdir.
Her neyse, işte Yaman kişi bu arabaya binip anneanne, babaanne, dede veyahut baba tarafından arabaya bağlanan bir ip marifetiyle çekilmek suretiyle evde yapılan mini sightseeingler esnasında, neredeyse omzunda kanatları filizleniverecek bir melekmişcesine hiç sesini çıkarmadan ve etrafa masum, mahzun ve mülayim gülümsemeler saçarak durakalıyor. Yaman normalde yürümeyip koşan ve pek de yerinde duramayan bir çocuk olduğu için bu munis anlarının tadını çıkarmak için mümkün olduğunca uzun uzun izliyorum onu.

Dekorasyon değişikliği
Evde herhangi bir şeyin yeri değişiyorsa  hemen olay mahalline gider ve çırpınmaya başlar.  Kelimenin çırpınma anlamında kollarını herhangi bir düzene bağlı kalmaksızın hareket ettirmek vardır ya, Yaman da aynen böyle yapar. Sanırsınız az sonra uçacak.

Vileda vs elektrikli süpürge
Temizlikte de paspasa ya da viledaya "dada" diyor ve o "dada"nın peşinde deli gibi koşturuyor. Elektrik süpürgesinin de aynı şekilde peşinden ayrılmıyor, açıyor kapatıyor ama boyutlarına göre çok büyük olduğu için bazen halıya takılıverip de hareket ettiremeyince çok sinir oluyor. Bağırıyor sanki bir yere sıkışmış gibi yardım istiyor. Tam bir görev adamı ve o görev yerine getirilecek illa ki.

Uçan halı
Altını temizlemek için halıyı biraz oynatayım, Yaman hemen gelip oturuveriyor üstüne. Uçan halı havayolları misali bir de yerleşiyor ve bakıyor suratıma "E hadi? Gene mi rötar var kardeşim, kalkmıyor mu bu halı?" diye. Ben de, hazır beyefendi business class bir şekilde yerleşmişken bozmayayım diyorum keyfini salonun içinde dönüp duruyoruz, keyiften dört köşe ağzımız kulaklarımızda ve kahkahalar atarak.

Baza
Bazen evde yatak bazalarını açıp içinden bir şey almamız gerektiğinde Yaman hemen bitiverir yanımızda ve bizden önce kafasını sokar bazanın içine. Hayır, çocuk kafasını bazanın içine soktuğu için istediği kadar güvenlikli olsun insan tedirgin oluyor. Velhasıl Yaman Bey benim almak istediğim şeye ulaşabildiğim süre zarfında ilgisini çeken birçok şeyi dışarıya çıkarmış oluyor.

Kalem
Oğlumun okur yazarlık kişiliğinin "okumayı söktü"nün ötesinde elinden kitap düşürmeyen, düşünen düşündüğünü yazan edebiyatı iyi olan iki kelimeden daha fazlasını bir araya getirebilen bir adam olmasını istiyorum. Bunun için daha 1 yaşını geçince eline kalem tutturmaya başladım, önüne bir kağıt koydum, "yaz oğlum, çiz oğlum" dedim. Şimdi pilot kalem olsun keçeli kalem olsun kapağı olan her kalemi (özellikle de lekesini çıkarmanın zor olduğu renkleri ve türleri tercih ediyor) gördüğü an "kayim kayim" şeklinde ısrarla isteyen bir oğlum var.

Diş fırçası
Yaman'a diş fırçası aldık bayağı bir süredir de kullanıyor, maksat dişlerini fırçalamak diye bir şey olduğunu bilsin. Oral B stages 1 ile başladık. Şu aralar daha çok dişlerini kaşıyor ama çok seviyor diş fırçalamayı, diş fırçalamakla ilgili her şeye hasta da diyebiliriz. Birimiz dişini fırçalarsa hemen başlıyor diş diş diş diye. Diş fırçasını verene kadar da kesinlikle susmuyor. Bazen düşünüyorum da çocuklardaki şu istediğini elde etme azmi ileriki yıllara taşınsa bilimmiş, hastalıkların çaresiymiş hiçbir engel kalmaz insanoğlunun önünde.

Traş makinesi, saç kurutma makinesi, blendır
Zavallı oğlum bir gün babasını traş olurken görür ve olaylar gelişir. Tabi Yaman'ın göz bebekleri büyüdü, kan basıncı arttı ve kalp atışları hızlandı. Nihayetinde içindeki elektrikli alet canavarı mini Hulk röarh! diye çıktı. Bir ses çıkardığı için vvvvuuuffffff dedi ama o çamaşır makinesinin ve aynı zmaanda bulaşık makinesinin efektiydi ne yapmalı ne yapmalı derken çok telaş yaptı, adını söyleyemedi diye kızdı. Hemen annesi yardımına koştu "Baba saçlarını kesiyor böyle" diye başka bir şeyle göstermişti ama babaannesi geçen gün Ysmsn'ın yerini bildiği traş makinesinin çekmecesini açıp bir güzel eline verince Yaman bir nevi hayatının en mutlu gününü yaşadı işte annesinin babasının eline vermediği şeyi babaannesi vermişti, "babaannem çok yaşa!" diye bakan gözlerinde gördüm ben o sevinci :)
Saç kurutma makinesi oğluma kurcalamak isteyip merak etme; ama aynı zamanda korkup kaçma ve  çatışmasını yaşatan aletlerden bir tanesi. ir süre sonra ısındığı için hem cıs olma özelliği var hem elektrikli süpürge gibi ses çıkarabiliyor hem de parlak, üstünde düğmeler tuşlar ve upuzun bir kuyruğu var. tam Yaman'ın dişine göre!
Şu elektrikli ev aletleri ile oğlumun yaşadığı travmanın ettiğini hiçbir şey etmedi oğluma.
Bir diğeri de matkap. Matkap denen aletin keşfini Yaman ilk önce ona aldığımız kitaplarda yaptı. Kitapta matkap dzzzzzt diye deler diyerek eliyle işaret ettiği şeyi bir gün anneannesinin "aman hava güzel, şunu bari balkona çıkarayım da hava alsın" dediği gün aletlerin bulunduğu rafta kendisini bizzat görünce, Yaman dile gelmiş ve makkap makkap diye matkabı işaret etmiş. Annem de "napalım bari merakını gidersin" diye önüne koymuş matkabı. Kurcalamaya doyamayan Yaman'ın  sayıklamalarına dayanamayıp biz de gittik, üzerinde Spiderman kutusu olan bir alet çantası aldık. Evet yanlış anlamadınız bir adet alet çantası ve üzerinde Spiderman resmi var. Nedenini bilmiyorum bir anlam da verebilmiş değilim. Neyse matkabı görünce bayağı sevinen Yaman mutlu mesut yaşarken, bir gün Oğuz Dayı geldi bizi ziyarete elinde de afili bir alet seti. Aman Allahım o nasıl bir mutluluk ve şaşkınlık ifadesiydi yüzündeki? Resmen yiyecek bir şey görmüş gibi ağzının suları aktı :)


Deodorant
Deodorant pıssst diye sıkılır, eline geçen bir deodorant şişesini ısrarla herkese sıkar. Gördğ mğ ister vermezsen arıza çıkar.


Ve tabi ki her çocukta olan diğer özellikler de yazılsın. Damacanayı kucaklayıp salona getirme, telefonu kurcalama, anahtarın şıngırtısını duyunca anahtarı isteme ve boş bulduğu andabulaşık makinesine girme gibi özelliklere de sahiptir bu minik kişi. Çalışır durumdaki çamaşır makinesini uzun uzun izler bir de "vuuuu" der ve değişen konumlara göre sallanıp ritm tutar.

Bir de yasak olduğunu bildiği halde bir şekilde bilgisayar karşısında yalnızsa ve kimse kendisini görmüyorsa, dikiş makinesinin olduğu odaya fırsattan istifade girdiyse ve yine kimse kendisini görmüyorsa kurcalama evirip çevirme ve bozma eylemlerine başlar.