14 Aralık 2011 Çarşamba

Çaylaklar için ilk doğum günü hazırlama rehberi/ Organizing first birthday for dummies

Eveeet zaman olmuş 15 Aralık ben daha yeni yazıyorum doğumgünü yazısını. Bahaneler: Yaman'ın gündüz uykusu iyice azaldı, gece vardiyası arttı, sınav dönemine denk geldi, misafirler oldu velhasıl doğum günü yazısı gecikti.

Öncelikle ilk doğum günü için ipuçları:

Kesinlikle doğum günü tarihinden bir ay önce araştırmaya başlamak lazım. Ben bir ay boyunca internet sitelerini taradım, çeşit ve fikir çok olunca insan ne yapacağını şaşırıyor dolayısıyla sindire sindire araştırmak ve karar vermek içinizde bir şey kalmadan, ah şunu da yapsaydım demeden kutlamayı organize etmenin en iyi yolu. Öncelikle çocuğunuzun ve sizin tarzınıza göre bir tema belirlemek lazım.
Çocuk nasılsa küçük anlamıyor demeyin zira ben çok az bebeklik fotoğrafı olan doğum günlerinde ise neredeyse hiç fotoğraf çekilmemiş bir çocuk olarak kesinlikle özenilmiş bir doğum günü kutlaması isterdim. Ayrıca bu çocuk sizin çocuğunuz ve birinci yaşına kadar sağlıkla getirmekle zaten büyük bir zafer kazandınız dolayısıyla bu kutlama aslında sizin için de yapılıyor.

Erkek çocuklar için çok fazla seçeneğiniz diye düşünmeyin. Ben kız çocuğum da olsa pembelere batmış bir doğum günü yapmak zorunda hissetmezdim kendimi. Erkek çocuk diye de mavi renkli bir kutlama istemedim.

Bir sürü siteyi dolaşıp geceleri blogları taramaktan uykusuz kalmış olsam da, çok şey öğrendiğimi ve çok eğlendiğimi belirteyim. İnsanın çocuğunun olması her anlamda bir macera bu açıdan.


Yaman doğduğundan beri deniz, gemi, balık şeklinde ilerleyen dekoratif beğenilerimiz ilk yaş gününe de yansıdı doğal olarak. Yaman için bir korsan parti teması seçtim. Bu konuda babaların biraz dışarıda kalması canınızı sıkmasın zira erkekler bu tarz şeylerde (genelleme yapıyorum) nispeten daha yüzeysel düşünüyorlar.
Korsan partisi olacağına karar verdikten sonra işler daha kolay oldu çünkü internet ve bloglar bu konuda derya deniz bir kaynak. Konuya karar verip arama alanınızı daraltmadan hiçbir şey yapamıyorsunuz.

İlk işim davetiyeleri hazırlamak oldu. Misafirlere önceden elden verdiğim ya da postayla gönderdiğim hazır davetiyelerin yanısıra, yetmemesi olasılığına karşı bir de kendi bastırdığım davetiyeleri kullandım. Gelemeyecek olanlara da hatıra olsun diye yolladım.

Sonra masada çok hoş durduğunu düşündüğüm ikramların üzerine konulacak kürdan süslerini hazırladım. Salonun süslemesinde klasik sünnet süslemeleri kullanmak istemedim, zira hiç sevmem kendilerini. Süs olarak üçgen bayraklar çok hoşuma gittiğinden onları seçtim. Asılacak korsan bayraklarının bir kısmını hazır aldık geri kalanını da kendimiz bastırdık. Bayrakları boydan boya iki sıra halinde astık. Bir de masanın arkasındaki duvara Yaman'ın ilk giysilerini astık. İlk çoraplarındandan, ilk pijaması ve önlüklerinden birkaç parça.



Gelecek misafirlere vermek için siyah hediye torbaları aldık. İçine Yaman'ın resimlerini ve üçümüzün resimlerini, içinde para çikolatalar olan bir hazine sandığı ve deniz kabukları koyduk. Kağıt işlerini seven biri olarak çok eğlendim bunları hazırlarken.
 
Öncelikle hazır pastalara ve fiyatlarına baktım. Klasik 1 şeklinde pastadan çok hoşlanmadım. İstediğim tarzda bir hazır pastanın fiyatı 180-220 TL arasında değişiyordu. Açıkçası benim gibi her şeyle kendi uğraşmayı seven biri için bu biraz fazlaydı. Ben de kendim yapmak istedim.
Pastayı kendiniz yapacaksanız öncelikle pastayı kremanın kuruması ya da süslerin bozulması ya da aslında en temel neden olan pastanın bayatlaması probleminden dolayı 2 gün öncesinden hazırlayamayacağınız için, son dakikada hazırlamanız gerekiyor. Bu da yapımı kolay bir pasta seçmeniz gerektiği anlamına geliyor. Benim önümde korsan gemisi ve hazine sandığı seçenekleri vardı. Ancak evde son hazırlık telaşı giyinme süslenme derdi içindeyken çok fazla ayrıntıyla uğraşamayacağımı düşünüp hazine sandığını seçtim. Keki bir gece öncesinden pişirdim. Ve misafirler gelmeden yaklaşık  2 saat önce de süslemesini ve kremasını döktüm. Ağır bir pasta olsun istemedim çünkü doğum günümüz 4-5 gibi başlayacaktı bu da insanların yemek saatini kapsayacağı anlamına geliyordu. Bu yüzden daha çok doyurucu ikramlara ağırlık verip tatlıları az tutmak daha mantıklı geldi. Ve tabi ki evde yapılan pastanın bir diğer avantajı doğumgünü sahibi Yaman da pastasından yiyebildi.

Süsleme de tabi ki temaya uygun olmak durumunda. Korsan renkleri siyah kırmızı ve beyaz olduğundan bu renkte balonlar aldık. Kırmızı peçeteler, Yaman için korsan şapkası ve korsan seti aldık.



Normalde her gün banyo yapmasına rağmen banyosunu bir gün önceden yaptırdık.Yaman uykusunu iyi aldığı için keyfi yerindeydi. Kesinlikle en önemli noktalardan bir tanesi bu. Keyfi yerinde olmayan bir çocuğu avutmak gerçekten zor. Misafirlerin hepsinin gelmesi için biraz fazla bekledik o yüzden pasta faslı biraz geç oldu ve pastanın tamamı bitti.

Bolca arkadaşımız geldiği için sıkılmadık. Arkadaşlarımız da birbirleriyle daha önce tanışmayanlar olduğu halde güzel muhabbet ettiler. Misafirlerin birbirleriyle muhabbet edebilmesi de çok önemli. Çünkü siz çocuk ve pasta derken onlarla ilgilenemeyebiliyorsunuz. O arada sıkılmamaları da iyi oldu. Evimiz geniş olduğu için kalabalık bir misafir kitlesi olsa da evin içinde dolanma arada bir balkona çıkıp hava alma gibi aralar verilebildi.


Yaman da neyse ki yabanilik yapmadı. Hediyelerini kendi açtı.Çok güzel ve işimize yarayan hediyeler geldi. Süper oyuncakları ve kıyafetleri oldu, o yüzden herkese çok teşekkürler. Çocuklar da olduğu için Yaman misafirler gittikten sonra da onlarla oyalandı. Anneanne, babaanne ve dede Yaman'ı çok güzel oyaladı. Herkesle resimler çekildi.



 


TEŞEKKÜRLER!!!!!

İlk gelen misafirimiz Güzide ve Barış. Çok teşekkürler Güzidecim geldiğiniz için. Seni ve Barış'ı görmek oğlumla tanışmanız gerçekten çok mutlu etti beni.

Ahmet ve Dilek Kocaman bir ayıyla katıldı ve Ahmet Amcası kendisini devamlı unutan Yaman'a aldığı Ayı Ahmet ile gecenin unutulmazı oldu.

Nilaycığım taa Amerikalardan kalktı geldi. Hem de kendisiyle beş senedir görüşmüyorduk. Çok güzel bir renk kattı. Maviş gözleri ve tatlı muhabbetiyle iyi ki geldi.

Cem ve Ayşegül Yazar çifti (ve dört gözle beklediğimiz minik Arvenimizle) Yaman'ın hiçbir özel gününü kaçırmadan hep yanımızda oldular. Fotoğraflar onların eseri. Yaman Ayşegül'ü çok seviyor ama ağzına ilk kez çikolatayı çalan Cem'den biraz korkuyor olabilir hala.

Erkan, Şule Teyze ve Ersoy Amca, hatırımızı kırmadılar geldiler. İlk İstanbul günlerimizde verdikleri destekler, moraller için, evlerinin kapılarını bize açtıkları için teşekkürler. Bu arada Yaman'a cıs'ı öğreten Şule Teyze'dir :) Onları da bu mutlu günümüzde oğluşumun doğum gününde ağırladık.

Başak ve Vahap, iyi ki geldiniz, hasta olmasına rağmen (öğretmenler gününde biraz fazlaca göbek atmasından kelli küçük çaplı bir kırgınlık) Avcılar'daki upuzak evlerinden İstanbul'un en bilinmeyen semti Göktürk'e geldiler. Çooook teşekkürler ve tabi ki yetenekli objektifiyle Yaman'ın güzel fotoğraflarını yakaladı Başak Teyzesi.

Mine abla Damla ve Derya'yı kaptığı geldi ta İzmitlerden çıktı geldi. İyi ki geldi, yorgunlukla çok muhabbet edemesek de evimizde ağırladık en azından.

Ve tabi ki canım anneciğim Yaman'a verdiği onca emeğin karşılığını Yaman'ın birinci yaşını sağlıkla görerek kutladı. Öğrettiği şarkılar, numaralar ve ilk kelimeler için, börekleri çörekleri ve onca yorgunluğu, dolu dolu bakan gözleri için teşekkürler.

Son olarak babaanne ve dedesi...

Babaannesi torununun doğum günü için özene bezene süslendi, yaptığı leziz çörekleriyle yoruldu. Çok sevdiği oğluşunun oğluşu Yaman Bey'i kravatlı ponturlu gördü, öptü kokladı, bağrına bastı.

Dedesi, "koçişine" iyi ki doğdun Yaman parçaları çaldı, ilk yaşında kulağını güzel melodilerle, aklını güzel dede-torun anılarıyla doldurdu. "Tahta" kelimesinin ardından söylemiş olsa da ilk kez kendisine "dede" dediğini duydu. Eh o da bir nevi mürüvvettir.