16 Haziran 2011 Perşembe

Ge Ge Ge!


Baban İstanbul'da, bizi İzmir'e bıraktı sen anneannenleri babaannenleri gör diye. Babaannenlerde kaldığımız bugün, baban seni aradı. 3G ile konuştunuz babanla. Artık "konuştunuz" diyorum zira sen de konuştun. Babana (yada telefona emin değiliz bu konuda) "Ge ge ge" dedin ve delicesine emeklemeye başladın telefonun olduğu yöne. Suratında telefonun çok lezzetli bir şey olduğu ve senin de onu yemen gerektiği gibi bir ifade vardı. Sanki bütün vitamin ve mineraller telefondaydı da biz sana onu vermiyorduk. Öyle bir hırs vardı yüzünde. Bu anın tekrarını en yakın zamanda görüntülemem lazım.
Bugün ilk kez biz gel dedikçe "ge" dedin. Bilinçli olarak konuştun, resmen konuştun! :)

Bugün zor günlerinden biriydi. Gündüz uykunu uyumadın, mızırdandın, diş derdi kaka derdi hepsi birbirine girdi. Bezsiz bir bebek olma çabaların devam ediyor. Özellikle de kaka konusunda çok belirgin işaretler veriyorsun seni tebrik ederim.
Söylediğin bu ilk sözler (ki aslında aynı sözün tekrarından ibaretti) insanda bununla ilgili bir dilekte bulunma isteği uyandırıyor:

Canım oğlum, umarım ağzından çıkanı kulağı duyan, güzel konuşan, kendini güzel ifade eden ve on düşünüp bir söyleyen insanlardan olursun. Hayatında bol bol seni seviyorumlar, teşekkürler, oh be dünya varmış lar, yaşasınlar ve iyi kiler olsun.