yeme içme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yeme içme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mayıs 2012 Cuma

Dilsel gelişim cross check

İlk cümleler
Işık nan! = Işık yan!
Anne ge! = Anne gel!
Kapı aç!
Kamyon kepçe kaja!= Kamyon ve kepçe kaza yaptı

Favori kelimeler
Ben en çok bi daa bidaa ve bişii demesini seviyorum arka arkaya söylüyor. Bir de aaaa? diyor ilginç bir şey görünce.

Bağımsız oyun oynama durumu
Kendi kendine oynamaya başladı. Efendim güya arabalar kaza yapıyormuş. Olay mahallinden de Yaman geçiyormuş ve örümcek hisleriyle olaya müdahale edip polisi arıyormuş. Senaryo böyle. Yaman hemen "avoo pıliiis" diyor. Heeen heeen diyerek dolaşıyor evi elinde arabayla. Kajaa kajaa diyor. Sonra da  avoo poliiis diyor.

Beşer isimleri
Dün komşumuz Gülcan ve Emine geldiler çay içmeye. Cücan ve E-mi-ne dedi. Şimdilik Ali, Osman, Ayşe, Onuuğ, Gökan, Hatici, Nuyi, Nuuşen, Jim, Ahmet, Yeco, Kurbiş, Pepe, Şila, Şuşu, bebe diyor.

Kişisel bilgiler
Babanın işi ne Ma-ki-ne
Annenin işi ne Öömen

Zamirler
Bu ara beni odaya çağırırken "ben gee" diyor. Bu zamir işi zor zanaat sahiden. Ben benim sen de sensin  Yaman deyince haaaığ? dedi garibim :)

Geometri
Üçgen
Kayee
Daaaye

Aağıdaki kısa filmimiz bir çilek yeme seansınsan alıntıdır :


9 Kasım 2011 Çarşamba

Doğum günü sound check!

günlerdir çalışıyorum yaklaşan doğum günün için canım oğlum. İnternetten çok kapsamlı bir arama yaptım, senin her şeyini kendime iş edindim çok büyük bir zevkle, o açıdan iyi ki hayatıma geldin oğlum. Hayatım hep doluydu bir şeylerle ama bana hiç bilmediğim dünyaları, hiç bilmediğim keyifleri öğretti seninle ilgili her şey.

Doğum günün korsan temalı olacak Baban Ben Ayşegül Teyzen ve Cem Amcan birlikte Eminönü'ne gittik. Koran şapkası, çikolatadan paralar, kırmızı peçete, fotoğrafların için minik mandallar, misafirlerimize vereceğimiz küçük hatıralar için siyah torbalar aldık.

Sonra Balonevi'ne gittik. Siyah, kırmızı, bordo balonlar, korsan davetiyesi ve bayraklarından aldık.

Baban gene iş çıkardın başımıza dedi ama her nasılsa her şeyi de yapıyor. Peh!

18 Ekim 2011 Salı

İlk adımlar, damacana, elektrik süpürgesi, muz ve ekmek

Yamanım canım oğlum, artık yürümeye başladın ciddi ciddi. Tabi hala destek olmadan olmuyor ama 17 Ekim günü ilk kez 12 desteksiz adım attın odanda kendi halının üzerinde. Ama İlk arabamla paldır küldür gidiyorsun istediğin yere.

En çok sevdiğin yer DVD. DVD Player'ı açıp kapamaya bayılıyorsun, mavi ışıklar çıkıyor ya içinde. Ama orası yasak. I ıııııı, Hayır Yaman deyince anlıyorsun. Iııııh diyorsun Türkçesi "gideyim ya lütfeeen", "bi kurcalayım" demek oluyor. Aynı anda da sevimli bir boyun bükme... Ama biz izin vermeyince birkaç sevimlilik denemesi o tutmazsa ağlarım bak denemesi yapıyorsun, kararlılığımızı görünce "tamam yahu gitmiyorum lanet olsun" deyip yanımıza geliyorsun.

Ha bir de dünden bu yana emeklerken kafayı iyice öne eğip hın hın diye heyecanlı heyecanlı emekliyorsun hedefine doğru.

Saklambacı çok seviyorsun. Koltuğun arkasına, battaniyenin, yorganın, çarşafın, tülbentin altına, kapıların duşakabinin arkasına saklanmayı pek seviyorsun.

Banyoyu çok seviyorsun neyse ki. Millet girerken arıza çıkarır sen banyodan çıkarken mızıldanıyorsun.

Bir de senin odanın tavan lambası püsküllü. Durup durup bay bay yapıyorsun lambaya, sana el sallıyor sanıyorsun galiba :)

Asansör delisisin. Biri dışarı gidiyorsa, sokağın kapısı açılıyorsa ve dışarı çıkılıyorsa hiç önemli değil kim olduğu. Gidivermek istiyorsun sen de onlarla birlikte. Asansöre bineceksin, düğmelere basacaksın ya, geride ana kalmış, baba kalmış anneanne kalmış umrunda değil.

Işıkları açıp kapatabiliyorsun, işaret parmağın hep havada prizlerin içine girmeye hazır.
Telefonlarımızın alarm saatlerini, melodilerini değiştirip, telefon rehberinin başındaki numaraları arayıp hatır sorabiliyorsun (!)

Yemek yerken illa ki önünde ilginç bir şey olacak yerken evirip çevireceksin bir yandan. Öyle boş boş oturup yemek yemeyi, kaşığın sana yaklaşmasını beklemek sıkıcı. Ha mümkünse kendin yiyeceksin tabi.

Köfteyi, makarnayı ağzına tıkıyorsun, ağzında yer yoksa işaret parmağınla içeri içeri kaktırıyorsun. Eti çok seviyorsun, bu sevgi babandan geçmiş sana; ama kuru üzümü hurmayı da çok seviyorsun. Muza hastasın resmen. O esnada başka bir şey yiyorsan ve muz gördüysen hemen çıkarıyorsun ağzındakileri, onu yiyorsun. Ekmeği çok seviyorsun. Veriyoruz kuru ekmeği kemiriyorsun garipler gibi.

Elindeki bir şeyi ver deyince hemen veriyorsunİ ama sonra geri istiyorsun. Ağzına bir şey tıktıysan biz ver deyince dilini dışarı çıkartıp elinle de siliyorsun dilinin üstünü.

Minik şeylere bayılıyorsun, düğmeler, iplik parçaları, kağıt parçaları, kartvizitler...

Katlanmış çamaşırları sevmiyorsun, çekmecenin içindeki tüm çoraplari pijamalar tek tek kulağından tutulup yerlere saçılıyor. Üstü üste duran şeyleri hemen yıkıyorsun, bir ara bayağı bir oynadık okey taşları ile. Ben dizip halının üzerine bırakıyordum sen de gidip tek tek deviriyordun desteleri.

Senden habersiz bir şey yapamıyoruz evde. Elimizde bir şey varsa, öyle hızlıca elden ele geçirsek ya da birbirimize atsak senin dikkatini çekmek için kesinlikle kar etmiyor. İlla ki gidip buluyorsun saklamaya çalıştığımız şeyi.

Damacanaya tutunup tutunup ayağa kalkıyorsun sonra da borusunu çıkarıyorsun. Bulaşık makinesini pek seviyorsun. bulaşık makinesi açılınca kaşıklığa buzdolabı açılınca da kapaktaki maya, kabartma tozuna saldırıyorsun.

Terlikler senin favorin. Hele de benim terliklerimin içinde silikon tabanlıklara deliriyorsun resmen. Hemen bir ısırık koparmışsın zaten kaşla göz arasında.

Sevincimiz, ışığımız, mutluluğumuz... Dün gece 1'e kadar ayrılmadın memeden, yatağa koyunca ağladın hep, sabah 6:30'ta kalktım. Ağlayacaktım uykusuzluktan artık. Ondan önceki gece de 3'e kadar doğru düzgün uyumadın, ikide bir uyandın. Ne yapacağız biz seninle bilmem.

Canımızın içi, akıllı, altın saçlı oğlumuzsun sen bizim.

Evde temizlik varken viledanın, elektrik süpürgesinin peşindesin. Geçen yardımcı kadını taklit edip halı silmeye kalktın onunla birlikte.

Odana saat astık; raf astık diye delirdin, durdun durdun onları gösterdin ıh diyerek.

Halının üzerindeki pandayı, ayıyı, pengueni gösterip ıh diyosun, yani adını söyleyin. O minik parmakları, meraklı gözleri yerim ben.

22 Eylül 2011 Perşembe

10 ay marifetnamesi

Yaman tay tay duruyor 1 haftadır. koltuktan koltuğa geçiyor tutuna tutuna :) gol, mama, meme, baba, bam diyor. ah başıma gelenler, başbaş, bitti, pisi pisi, gel, bu, fışfış kayıkçı işaretlerini yapıyor, müzik duyunca dans ediyor. köfteyi, tavuğu, makarnayı, kuru& taze meyveleri kendisi yiyor. suyu yudumlarken kaşlarını kaldırıyor. cüzdan kurcalamayı çok seviyor, kapak açabiliyor, çekmeceleri dolap kapaklarını açıp kapatıyor, lazımlıkta işi bitince ayağa kalkmak istiyor. hiç şeker yemedi, kabloları kemiriyor, prizlere parmak sokuyor, kocaman odada gidip en kafa çarpılası yerlere gidiyor. gitmesini istemediğimiz yere "ı ı, cık cık" deyip parmağımızı hayır anlamında salladığımızda gitmiyor.



5 Haziran 2011 Pazar

Diş buğdayı I






Sevgili blog,


Biliyorsun ki ben uzun süre merasimsiz kalamam. Hemmen oğluşum için bir merasim buldum yine. "Diş buğdayı" ya da "Diş hediği" ya da "Diş bulguru". Dişi çıkan çocuk için yapılır. İkram hazırlanır, buğday pişirilir, ev süslenir. İtiraf ediyorum İstanbul'daki arkadaşlarımızı görmek ve seni göstermek için yaptık bu organizasyonu :) Bu organizasyon sadece beta sürümüdür.


Menümüz: Diş buğdayı ve süsleri, zeytinyağlı sarma, peynirli börek, mercimek köftesi, kumpircikler, kartopu, truff, renkli şekerli toplar, diş kurabiyesi, diş pastası ve şeker keseleri.

  

Ne yazık ki İstanbul'un adeti oğlum, herkesin işi denk gelmiyor burada bir araya gelmek zor iş. Gelemeyenlerimiz çok olsa da gelenlerimizle çok güzel vakit geçirdik. Merve Teyze ve İlker Amca (aynı zamanda bizim İstanbul'daki ilk misafirlerimiz olur kendileri. 23 Nisan'ını kutlamak için gelmişlerdi bizim taşınmamızdan birkaç gün sonra), Ahmet Amca ve Dilek Abla, Esra Teyze ve Dilek Teyze.



Merve ve İlker  sağolsunlar bizim buralarda bulamadığımız süsleri almışlar, taa 1. yaş gününe kadar hatta en az üç doğum günü dolusu kutlama süsümüz var! Gelir gelmez hemen süslediler Ahmet Amca'nın mühendislik zekası sayesinde hangi süsün nereye asılacağı sorunsalı da çözüme kavuşturuldu.





Önce biz sen uyurken herkesin pek bir şüpheyle yaklaştığı diş buğdayını yedik. Annen ne güzel hazırlamıştı dişbuğdayını. Aslında uygulama gayet basitti buğdayın üzerine bal, pekmez, şekerler, tarçın, hindistancevizi, kuruyemişler konulup yenilecekti amma velakin bundan pek bir malzeme çıkardılar oğlum. Ahmet Amcan "o kadar şeyi neyin üstüne döksen yenir" dedi, İlker Amcan "biz zaten meraktan geldik ne ola ki bu dişbuğdayı" dedi, Baban "Hayatım, milletin midesini doldurma buğdayla istersen" dedi. Bunlara yaranılmaz oğlum.



Sonra ikramları getirdik sen uyandın o arada, çaylar içildi börekler sarmalar hüpletildi. Esra Teyze ve Dilek Teyze sonradan gelebildiler. Sonra senin pastanı kestik hediyelerini açtık. Ahmet amcan sana dans eden bir horoz getirmiş. Sen ilk önce tuhaf tuhaf baksan da sonradan sevdin ve hatta sarıldın horozuna. Ama içimden bir ses annenin ve babanın sana gelen oyuncaklara daha çok sevindiğini ve sevineceğini söylüyor. Esra Teyzen ve Dilek Teyzen de sana yazlık şort tulum almışlar. Pek bir şirin olacaksın içinde.


Merve Teyzen seninle doya doya oynadı. Ayaklarını pek sevdiler. Ben de ikide bir onları çocuk yapın diye taciz ettim. Merve Teyzen çekimser oy kullandı, İlker Amcan yorumsuz kaldı. Onlar olmasa fotoğraflar da çekilmezdi bilesin. Senin akıllı annen fotoğraf makinesini İzmir'de unuttu çünkü :)
Bizim evimiz herkese uzak oğlum ve Esra teyzen hariç herkes Anadolu yakasından kalktı geldi. Bu arabası olmayan biri için ortalama 3 vasıta demek. O yüzden sağolsunlar seni, bizi seviyorlar pek çok. ama biz ebeveyn olmanın gereği olarak artık öğrendik çocuğumuzun daha çok seviliyor olmasına, önce senin kucaklanmana.
Yemek içmekten muhabbetten unuttuğumuz bir şey de meslek seçimi merasimi. Senin önüne çeşitli alet edevat koyup hangisine uzanırsan ona göre filanca mesleği seçecek bu çocuk diyecektik, artık onu da İzmir'de yaparız anneannende.
Beta sürümü güzel oldu. Şimdi annen öteki organizasyonun izini sürüyor.