oda hazırlıkları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oda hazırlıkları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ekim 2011 Pazar

Esen Teyze Beyhan Teyze

Esen Teyzen Kanada'da olduğundan seni görememişti. En son görüştüğümüzde sana hamileydim daha. Kanada'dan geldiğinde biz de anneanneni İstanbul'a getirmek üzere yaz tatili dönüşü İzmir'den sonra Bursa'ya feribot için gidecektik. Feribot saati gelene kadar Esen Teyzenlerde kaldık. Bir muhabbet bir muhabbet sorma gitsin.
Esen Teyzen oradan aldığı Mazhar Alanson şapkası ile kravatı verdi hediye olarak. Bayıldım şahsen. Sonra İstanbul'a geldi, kaldı bizde, O bizdeyken Beyhan Teyze'nle Ufuk Amcan geldi. Bir oğulları olacak, Alp Mete geliyor sokoyacaklar adını da! Oda hazırlıkları yapmak üzere İstanbul'daki mobilyacılara bakmışlar ve tabi ki bize de geldiler. Aman Allahım ne kadar tatlı olmuş Beyhan? Sen uyuyordun onlar geldiğinde uyanmak bilmedin neredeyse göremeyeceklerdi seni.Sana süper bir sweat almışlar. Çok yakıştı oğluşuma da. 
Çok özlemişim Beyhan Teyzeni. O anlattı biz dinledik. Anneannen hemen kuru üzümle komposto verdi ona. Hamilesin kızım ye sen, bebeğine yarasın dedi. Ufuk Amca'yla baban da dalış ve balık muhabbeti yaptılar. Harika bir oğulları olacak eminim. Biz de gideceğiz bebişi görmeye.











Gökçe Teyze'yle konuştuk bugün bu ayın sonuna doğru Çınar da geliyormuş inşallah :)

Anneanne, Dolap ve Cem Isırık

Hiçbir şeye yetişemiyorum! Çok yoğun geçiyor günler, yoğun ve hızlı. Durup düşünmeye bunalıma girmeye savsaklanamaya vakit yok. Evin işi, işin işi, seninle vakit geçirmek, babanla vakit geçirmek, kendimle vakit geçirmek, anneannenle muhabbet etmek ve bunun yanı sıra kitap, dergi okumak film izlemek. Hepsi bir arada. Mesela şu an saat 1:46 ve ben okul için çalışma kağıdı hazırladım. Geç saate kalınca karnım acıktı, mutfağa gidip yoğurt aldım. Sabak 6:30'da kalkmam lazım tabi.
Bu arada  bir beş gündür iki üç adım gidebiliyorsun. Yani 12 Ekim itibariyle il denemelere başladın. Dün de tükürük saçarak pırrrrrrrrrrfffffffftttttttttttttttt diye bir ses çıkarmayı öğrendin. Tabi ki annem öğretti. Ben burnumu silerken buna benzer bir ses çıkarıyorum diye "anne nasıl yapıyor oğlum" sorusunun cevabı olarak almaya çalıştı bu sesi ama sonra ben engel oldum. Yapma dedim millet de başka bir şey sanacak. Şimdi sadece karşındaki yapınca yapıyorsun.
Anneannen sana erken bir doğum günü hediyesi aldı. Odanda eskiden bozma bir dolabın vardı, üzülüyordum sana bir dolap alamadık diye. Neden koyduysak o dolabı, bi kişi de yahu ne kadarlık şey bu dolap dememiş işte. Bir dolap kadar masraf etmiştik zaten ona. Bizim de senin  şaşkınlığından duruma uyanacağımız yoktu. Neyse ki anneannen imdadımıza yetişti. Cem amcanla baban da kurdular bugün. Çok güzel oldu anneannen sağolsun.
Odana boy cetveli ile bir de saatin takıldı. Baban duvar delmeye karşı olmasına karşın Cem Amcan her türlü duvar delme olayını desteklediğinden annen odnan güç alıverdi. Baban surat astı ama umrumda değildi şahsen :) Sağol Cem Amca!
Cem Amcan senin kolundan bir ısırık aldı, sen de kopardın yaygarayı. Neden yaptın dedik, dayanamadım kolunu tutunca pek leziz geldi gözüme dedi. Baban intikam peşinde, yandı bu Arven, ısırık içinde kalacak.

10 Ekim 2010 Pazar

Çantalarımız hazır


Babaannenle birlikte ütülediğimiz kıyafetlerinden hastanede kullanılacaklardan oluşan yeşil çanta senin. Zıbınlarını, bezlerini, şampuanın, çoraplarını, battaniyeni özenle dizdik çantanın içine. Baban tabi ki başımızda müfettiş edasıyla bekledi. Çoraplarına kadar uyumlu olmak üzere üç takım koyduk, umarım seni güzel giydirirler orada. Diğer çanta da benim. Gelecek olursan çantaları kapıp yola çıkacağız.




Odan neredeyse hazır. Yatağın, çarşafların, alt açma düzeneği ve dolabın tamam. Yarın perdelerini alacağız. Artık gelip o odaya yerleşmen ve bizi eğlendirmen gerekiyor.


Bugün baban karnıma kulağını koyup dinledi seni. Hıçkırıyorsun zannettik; ama yine hareket edip duruyormuşsun. Baban böyle anlarda halay çektiğini iddia ediyor. Seni şaşkınlıkla dinlerken öyle güçlü bir tekme attın ki onun yanağına, kalakaldık. Bak burada 34. haftandasın.


Geçen günkü market alışverişinde tahta harflere rastladık. Hemen aklıma senin adının harfleri geldi. O an anladım ki bundan sonra görüp göreceğimiz tüm harfleri senin adına uydurmaya çalışacağız.