Sevgili oğlum,
Düzenli ol, erken yat erken kalk, canının kıymetini bil. Gıdana dikkat et, sigara içme, içki içme, uyuşturucu kullanma, işlerini belli bir plan ve programa göre yap, başarılı ol, dakik ol, etik ol, şık ol, asil ol, hep 5 al, hiç 3 alma, bütün soruları bil, bütün sorunları çöz, kavga etme, düşme, ağlama, hep gül, -de leri hep ayrı yaz, bağlaçları yerinde kullan, çok oku, çok yaz, çok düşün, az söyle, (yok yok fikir değiştirdim çok düşünme başın ağrır, beynin yorulur, az söyleme, bazen içini de dök, mazallah ince hastalık olursun), mükemmel kızı bul, mükemmel evliliği yap, hayatın tıkır tıkır işlesin, araban bozulmasın, kaza yapma, tökezleme, sakin ol, sinirlerine hakim ol.Bunlar anne olarak senin için hep istediklerim. Ancak öğüt verici annen olarak ben, bizzat kendim şu an saatler 1:38'i gösterirken yığınla işim, okunacak sınav kağıtlarım, yapılacak hazırlıklarım, bir sürü dosya ve belgenin önümdeki göz ardı edilemez varlığına rağmen, kurulu bir saat gibi tamamlanması gereken işleri yapmak yerine oturup yazı yazdığımda ya da elimdeki kitaptan iki satır fazla okuduğumda daha mutlu olduğumdan olsa gerek, bana ayrılan süre dışında yaşayınca "hah, şimdi dinlendim, kendime geldim" diyebildiğim için gecenin köründe kazayaklarıma ince ince çizgiler koymayı tercih ediyorum. Nasılsa kozmetik sektörü sınır tanımıyor, tıbbı da yabana atmamak lazım :) "Lafı dolandırma anacığım!" dediğini duyar gibiyim.
Aslında şunu demek için alıyorum vaktini bu saatte: Bir gün baba olduğunda çocuğuna ve eşine çok vakit ayır; ama kendine de birazcık bırak. Çocuğunu, eşini ya da işini hayatının merkezine koyma. Aileni yakınında tut, ama kendinden uzaklaşma. Hobi sahibi insan = mutlu insan. Hobili kişi hayatı da hobi olsun diye yaşar. Yaşım 30 diye beni yabana atma, "Amaan anne, yaşa bak, ettiğin lafa bak" deme çocuk, yersin sümsüğü! Ben bu nasihati şu an 90 yaşında olan Renin Teyzem'den aldım. Dolayısıyla benim naçizane otuzum artı onunun üç otuzu, eder mi sana 120 yıl? Sahibinden sonuç garantili temiz nasihat.
O halde şimdi gerçekleri yazayım: bazen geç yat, erken kalk, gecenin köründe aklına harika fikirler gelen biri ol, kavga et, debelen, doğruyu bulmak için uğraş, vicdan azabı çek, sonra git özür dile, sil, baştan yaz, bir daha sil, düş, dizlerin yaralansın, yara bandını bir kerede çekmeyi öğren, bir dahaki sefere etrafından dolaşmayı denersin eşşek kafalı, bazen hesapsız ol, bile bile yap, bilmeden yap, evir çevir, sıkıştır, döndür, boşa koy dolmasın, doluya koy almasın, kafa yor, zorlan, bul, sevin, boğul, nefes al, derin nefes al, hakkını ara, helal et, haram et.
Ya benim feci uykum geldi ya da bana bir haller oluyor; ama şimdi de "Bunlar nasıl sözler, sen biçim bir anasın?" dediğini duyar gibi oluyorum. Önyargılı olma da önce bir dinle, sor bir neden diye, ben seni böyle mi yetiştiriyorum?
Biliyorum hiçbir zaman en üsttekilerin hepsi olmayacak, ben her gün sana bunların olması için dua edeceğim yine de; ama Allah bazen birini, bazen diğerini geri çevirecek. Hikmetinden sual olunmaz.
Gel orta yolu bulalım:
Kendi doğru yolunu, kendi ellerinle bulmanı diliyorum.Yanında kendi seçtiğin, akıllı ve hayırlı biriyle, her şeyin çoğunlukla iyi gittiği bir hayatın olur inşallah. Galiba böylesi olduğunda ağzını doldura doldura anlatırsın hayatını, geriye dönüp baktığında "İyi ki burnumu sürtmüşüm şu duvara, ne güzel de sürtmüşüm." dersin.
O hiç hata yapmayan arkadaşların var ya, vay onların haline! Hep başkalarının anılarını anlatacaklar. Bırak o düz adamları da kendine doğru düzgün bir arkadaş edin!
Seni çok seviyorum.

.jpg)









