Öncelikle hemen Harvey Karp'ın "Mahallenin en mutlu bebeği" ve "Mahallenin en mutlu yumurcağı" kitaplarını ediniyoruz.
Biz şu an yumurcak aşamasındayız. Karp, gerçekten çok önemli şeyler hatırlatıyor bize:
1. Öncelikle bebeklerin mağara adamlarından hiçbir farkı yok ve bir sene hatta birkaç ay içinde insanlığın yüz binlerce yılda bulduğu ve kullanmaya başladığı yetiyi ve alet edevatı kullanmaya başlıyorlar.
2. Bebekler dilini bilmedikleri bir ülkede yaşıyorlar, çok klişe olacak ama ilk birkaç yıl "anlıyorum ama konuşamıyorum" düzeyinde kalıyorlar. Dolayısıyla 1 ila 2 yaş arası bir çocuğa sesiniz yükselterek kurduğunuz uzun cümleler kelimenin tam manasıyla işlemiyor. En fazla 2-3 kelimelik cümleler kuruyoruz.
3. En zorlayıcı kısımlardan biri de bu bence. Tekrar onların hayatında çok önemli. Defalarca sordukları şeyler onların kendilerini güvende ve tanıdıkları ortamda hissetmelerini sağlıyor. Mesela Yaman durmadan bize saatini gösteriyor ve bizim "evet o Yaman'ın saati" dememizi istiyor. Aynı örnek defalarca aynı çizgi filmi izlemek isteyen çocuklar için de verilebilir. Çocuk içinden "Ne olacağını biliyorum" diye düşünüyormuş. Geleceği görüyorum, olacakları biliyorum, her şey kontrol altında ve güvendeyim.
4. İletişimde fast-food kuralı dediği bir şey var Karp'ın. Önce çocuğun dediği şeyi tekrarla ve onu anladığını belli et. Fast food kuralı adını hamburgercilerdeki şu diyalogtan alıyor.
Müşteri: İki hamburger iki kola istiyorum
Garson: İki hamburger iki kola. Başka bir şey?
Siz de çocuğun derdini anladığınızı ona yansıtıyorsunuz. Bu noktada zavallı 1-4 yaş arası çocuk açısından baktığımızda o ciyak ciyak bağırırken sizin delirtici bir ses tonunda çocukla uzun cümleler kurarak konuşmanız çok sinir bozucu sahiden.
İşe yaradı mı? Kesinlikle! Yaman bezini takmamı istemiyordu. Dönmek istiyordu ama artık onu tutup sabitlemekte zorlandığımdan şöyle dedim: "Aşağı inmek istiyorsun. Aşağı. Aşağı. Aşağı. Oyun oyun oyun istiyorsun. Yaman oyun. Yaman oyun." Sonra durdu. Tam da kitapta dediği gibi "Bir şey mi dedin?" bakışıyla. "Bezi takalım oynayacağız. Yaman Anne Oyun. Yaman anne Oyun. Yaman anne oyun" dedim ve bekledi.
Mucize gibi.


http://vimeo.com/13553831