14 Temmuz 2011 Perşembe

Mam mam mam - mem mem mem

Bugün seninle Beyhan Teyze ve Dilek Teyze'nle buluşmak üzere Agora'ya gittik Belgin Hoca da oradaydı. Kahve Dünyası'nda oturduk, muhabbet ettik dedikodu yaptık. Ama günün yıldız sendin tabi ki. Herkes seni sevdi, "aman da aman" "şşt" "sen ne sevimlisin, gel bakiim" şeklindeki sataşmalara maruz kaldın gün boyu. 


Beyhan Teyzen güya hamile ama 4 ayda ala ala 1 kg almış. Çok güzel bir hamile olacağına eminim. Lüleburgaz'daki doktoru %51 erkek demiş bebeği için. Çok kesin konuşmuş değil mi anneciğim? :) 
Onlardan ayrıldıktan sonra gezdik gezdik seninle, arabanın içinde zaman zaman slinginde ama hep efendi efendi oturdun. Otur otur canın sıkıldı ve bugün yani 14 Temmuz aksiyonsuz geçmesin diye, yeni bir şey söyledin. Mem mem mem, mam mam mam! Dönüşte bir külah yedin. Bir de banyo yaptın, şimdi mışıldıyorsun içeride. Seni çok seviyorum bıdığım benim :) 

       

Ayağa kalk ey bebek!

Eveet... bir sürü değişiklik, bir sürü taze haber.
12 Temmuz 2011 itibariyle ilk kez kendi çabanla bir yere tutunarak ayağa kalktın ve bu çok hoşuna gitti. Ayakta dimdik durmanın tadı hiçbir şeyde yoktur. Yine büyük laflar edesim geliyor oğlum senin her ilkinde olduğu gibi. Hep böyle tek başına dimdik ayakta durasın inşallah. Kimselere muhtaç olmadan kendi kendine giden kendini bilen bir koca adam olursun.
Yine aynı gün ilk kez dolap kapağı açtın, kapağı açarsam kapıyı da açarım diyerek bir de kapı açtın. Açtığın ilk kapı anneannenin koridor kapası, ilk kapak da anneannenin televizyon dolabının kapağı. Diliyorum ki kendisine kapak lazım gelen çok az kişiyle tanışırsın ve kapılarını hep sevdiğin insanlara, başarıya ve mutluluklara açarsın. Tabi sana da her akşam güleryüzle kapı açan sevdiceğin ve çocukların olur. Ooof of! Sus Hatice anne sus!
Benim en büyük maceram, canım oğlum o kadar güzel bir mutluluk ve ışıksın ki yüreğime aklıma, her şey artık yepisyeni seninle!

Kurcama kurcuklama

 


 



Kurcuklamayı çok seviyorsun canım oğlum. Senin için ortalık karıştırmak ve düğmelere basmak yaşam tarzı gibi bir şey. Kumanda, klavye, bilgisayar kasası, düğmeleri olan herhangi bir şey senin için eğlencenin ta kendisi demek. Meraklı olman çok hoşuma gidiyor, o minicik parmaklarınla etrafı talan etmenden çok büyük keyif alıyorum! Kafanı vura vura, düşe kalka öğrenmene hastayım. Süpersin sen!