Yaman, Ayşegül, Yaman'ın annesi ve Arven'den oluşan ekiple dün Bayrampaşa Forum'a gittik. Ayşegül şöyle diyordu: "Çok sıkıldım hem kendimize bir şeyler bakarız". İlk gittiğimiz kat tabi ki çocuklara yönelik mağazaların olduğu zemin kattı. Mothercare, GAP, Joker, e-bebek arasında gidip geldik.
Araya bir sürü kaka, bir sürü emzirme girdi. Çocuklara bir şeyler alıp bir şeylere baktıktan, bir sürü şeyi elleyip bıraktıktan sonra karnımız acıktı ve üst kata çıktık. Yemek yedik, Ayşegül emzirdi ben Yaman'ı tuvalete götürdüm, geri döndüğümde ben emzirdim Ayşegül Arven'in altını temizlemeye gitti. Sonra kalktık, iki mağaza sonra tam biraz kendimize bir şeyler bakalım derken benim tuvalete gitmem gerekti Ayşegül Yaman'ın başında nöbet tuttu kucağında Arven'le, geri döndüğümde artık birlikte dolaşabilecektik ki Arven huysuzlandı. Ayşegül emzirmeye gitti. Sonra bir yorulmuşuz ki sormayın gitsin. Sonra kocalarımız geldi bizi almaya, 15'er dakikadan çocukları kucaklarında tuttular, biz dinlendik (!), sağolsunlar çok inceler. Yol boyunca emzirme, avutma devam etti.
Arabalara binmeden önce Ayşegül'e dedim ki: "Ayşegül biz seninle görüşemeden birlikte gezmiş olduk farkında mısın?" Acı acı güldü Ayşegül kardeş. Bu annelerin arada bir kendini şımartması lazım böyle, takılmak lazım. Bu da size örnek olsun anne halkı!
Arven etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Arven etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Nisan 2012 Pazar
11 Mart 2012 Pazar
Kargosal hediyeler
Nasipli bir çocuk Yaman. Gerçekten de öyle. Doğumgününde bir sürü oyuncağı oldu. Ta Amerika'dan bile misafiri oldu Nilay kalktı geldi. 5 senedir hiç görüşmediğim üniversiteden arkadaşım Dilek çıktı geldi evime Yaman'ın dişbuğdayı'na. Ta İzmit'ten geldi Mine Abla yine doğumgününde. Urla'dan arkadaşım Beyhan Lüleburgaz'dan geldi hamile haliyle. Kısacası nasipli çocuk Yaman. Gökçe Teyzesi Hem ona hem Arven'e bir paket yolladı ta İzmir'den. Üşenmedi, kargodan hediye almanın güzelliğini yaşattı bize birkez daha. Aynı güzelliğibir de dayısı ve yengesi yaşatmıştı, şimdi de Gökçe Teyzesi. Güzel bir eşortman takımı almış Yaman'a bir de üst. Çok teşekkür ederiz Gökçe ve Çağrı. Çınar kardeşi adına kabul ettik hediyeleri :)
15 Ocak 2012 Pazar
Arven geldiiii!!!
Eveeeeeet geliyordu gelecekti, aman Ayşegül doğurdu doğuracak derken sonunda Arven Hanım zamanından önce ama her bebekte olduğu gibi tam vaktinde ve tam da olması gerektiği gibi geldi. Yazar ailesi 12 Ocak gecesi hastanenin yolunu tuttu. Ben bütün gün Ayşegül'ü arayıp ayrıntıları almıştım. Zorlu bir günün ardından 13 Ocak Cuma 21:28'de doğdu Arven Hanım.
Biz o gün gidemedik Arven'i görmeye zira baban Bursa'daydı. O, gece 11'de eve dönerken aradı beni ve tüm yorgunluğuna rağmen dayanamayıp gideceğin söyledi. Hastaneye uğrayıp gördü Arven'i. Biz ise ertesi günü beklemek zorunda kaldık.
Öğlen Anneannen, baban, ben ve tabi ki sen yola çıktık. Sana smokin giydirsem yeriydi sonuçta yakışıklı olman gerekiyordu ama zaten her türlü yakışıklı olacağın için şimdiden gereksiz protokollere boğmanın alemi yoktu. Deli gibi bir kar vardı, trafik berbattı ve ayın 13'ü ve cuma günü olması bir korku filmi tedirginliği yaratıyordu bizde.
nihayet hastaneye vardık, senin asansörden inmek istememenin ardından hazırladığımız kapı süsünün asılı olduğu kapıyı pek güzelmiş deyip açarak içeri girdik. Kocaman gözler, minik bir burun ve şirin bir ağız tombul iki yanağın arasına yerleştirilmişti. Çok güzel bir bebekti Arven. Mis gibi kokuyordu ama pek uykucu bir tipi vardı.
Harika çikolatalardan hemen kaptım zira bunlar bebek ziyaretinin en önemli kısmıdır oğlum.
Bu arada olayın kahramanı Ayşegül, sevimli bir "ferah" gecelik içinde yatağında uzanıyordu. Dünyanın en önemli kişisini dünyaya getirmiş dünyanın en önemli ve tek annesi olma anının tadını çıkarıyordu, onca ağrı ve sızıya rağmen kafasında kocaman sevimli bir kıvırcık topuz ve yüzünde kocaman bir gülümsemeyle pek güzeldi..
Cem Amca öhöm düzeltiyorum Cem Baba ise büyük bir gururla hoşgeldiniz dedi bize. Sen Arven'i muhtemelen yeni bir oyuncak zannettin; ama ağlayınca dehşet içinde baktın ona, sonra da soran gözlerle bize. Hemen kaçırdım seni o travmatik odadan. Bol bol hastaneyi gezdik. Sen yangın tüpüne, su sebiline, duvarda asılı dezenfektanlara, kapı kollarına, ışıklara ve asansöre baktın "bu ne?" anlamına gelen ıh ve inmek bilmeyen bir işaret parmağı da bonus.
Ziyarete Gül de geldi, kocaman kıvırcıkları ve sevdiceği Caner'le birlikte. Seni hırpaladı sevdi, ben darısı başınıza dedim, sessizlik oldu :)
Emire Teyze ilk kez babaanne, Emişe Teyze ikinci kez anneanne olmuştu.
Bu arada önemli bir futbolcu olan Lefter Küçükandonyadis o hastanede vefat etmiş o gün. Cem Amcan da kapıda sigara içiyormuş. Kendisine ne hissediyorsunuz denilmiş o da tabi ki çok mutluyum demiş. Henüz hiçbir kanalda bir futbolcunun ölümünden mutluluk duyan taraftar haberi çıkmadı ama, bakalım.
Birlikte geçirdiğimiz bir beş sene, paylaştığımız bir sürü sevinç, hüzün piknik, tatil, film ve muhabbetin bir de birlikte İstanbul'a taşınmanın ardından çocuklarımızı kucağımıza aldığımız ilk anın ödeşmesini yaşadık.
Amca Teyze olmak neymiş gördük öğrendik, teşekkürler taze çekirdek aile! Sizi çok seviyoruz!
Biz o gün gidemedik Arven'i görmeye zira baban Bursa'daydı. O, gece 11'de eve dönerken aradı beni ve tüm yorgunluğuna rağmen dayanamayıp gideceğin söyledi. Hastaneye uğrayıp gördü Arven'i. Biz ise ertesi günü beklemek zorunda kaldık.
Öğlen Anneannen, baban, ben ve tabi ki sen yola çıktık. Sana smokin giydirsem yeriydi sonuçta yakışıklı olman gerekiyordu ama zaten her türlü yakışıklı olacağın için şimdiden gereksiz protokollere boğmanın alemi yoktu. Deli gibi bir kar vardı, trafik berbattı ve ayın 13'ü ve cuma günü olması bir korku filmi tedirginliği yaratıyordu bizde.
nihayet hastaneye vardık, senin asansörden inmek istememenin ardından hazırladığımız kapı süsünün asılı olduğu kapıyı pek güzelmiş deyip açarak içeri girdik. Kocaman gözler, minik bir burun ve şirin bir ağız tombul iki yanağın arasına yerleştirilmişti. Çok güzel bir bebekti Arven. Mis gibi kokuyordu ama pek uykucu bir tipi vardı.
Harika çikolatalardan hemen kaptım zira bunlar bebek ziyaretinin en önemli kısmıdır oğlum.
Bu arada olayın kahramanı Ayşegül, sevimli bir "ferah" gecelik içinde yatağında uzanıyordu. Dünyanın en önemli kişisini dünyaya getirmiş dünyanın en önemli ve tek annesi olma anının tadını çıkarıyordu, onca ağrı ve sızıya rağmen kafasında kocaman sevimli bir kıvırcık topuz ve yüzünde kocaman bir gülümsemeyle pek güzeldi..
Cem Amca öhöm düzeltiyorum Cem Baba ise büyük bir gururla hoşgeldiniz dedi bize. Sen Arven'i muhtemelen yeni bir oyuncak zannettin; ama ağlayınca dehşet içinde baktın ona, sonra da soran gözlerle bize. Hemen kaçırdım seni o travmatik odadan. Bol bol hastaneyi gezdik. Sen yangın tüpüne, su sebiline, duvarda asılı dezenfektanlara, kapı kollarına, ışıklara ve asansöre baktın "bu ne?" anlamına gelen ıh ve inmek bilmeyen bir işaret parmağı da bonus.
Ziyarete Gül de geldi, kocaman kıvırcıkları ve sevdiceği Caner'le birlikte. Seni hırpaladı sevdi, ben darısı başınıza dedim, sessizlik oldu :)
Emire Teyze ilk kez babaanne, Emişe Teyze ikinci kez anneanne olmuştu.
Bu arada önemli bir futbolcu olan Lefter Küçükandonyadis o hastanede vefat etmiş o gün. Cem Amcan da kapıda sigara içiyormuş. Kendisine ne hissediyorsunuz denilmiş o da tabi ki çok mutluyum demiş. Henüz hiçbir kanalda bir futbolcunun ölümünden mutluluk duyan taraftar haberi çıkmadı ama, bakalım.
Birlikte geçirdiğimiz bir beş sene, paylaştığımız bir sürü sevinç, hüzün piknik, tatil, film ve muhabbetin bir de birlikte İstanbul'a taşınmanın ardından çocuklarımızı kucağımıza aldığımız ilk anın ödeşmesini yaşadık.
Amca Teyze olmak neymiş gördük öğrendik, teşekkürler taze çekirdek aile! Sizi çok seviyoruz!
Etiketler:
Arven,
Ayşegül,
bebek şekeri,
bebekler,
doğum,
doğum anı,
el yapımı kapı süsü,
kutlama
14 Ekim 2011 Cuma
Cem ve Ayşegül transferi ve de Arven
Cem ve Ayşegül Cuma günü taşınma işiyle uğraştılar, Ayşegül kocaman karnıyla taşındı garibim. Çok zor hamile hamile taşınmak. Allah sabır versin diyoruz kendisine.
Bebeklerinin ismini Arven koyacaklarmış. Bir Elf kızı gibi güzel olur inşallah, tabi Cem Amca'nın genlerinin resesif resesif oturması lazım bir köşede yoksa işi biraz zor kızın :p Ayşegül Teyze'nin akıllı genleri kontrolü ele alır bence. Ona minik kışlık eldivenler aldık zira kendisinin Ocak ayında gelmesi bekleniyor.
Kendisi kızılderili soyundan olacak, kızılderili şaman geleneklerine göre kutsanacak. Ugh!
Bu arada Kadir Amca ile Pınar Teyze'nin kızları nehir doğdu, çok tatlı bir şey ama küçük bir kordon enfeksiyonu geçirmiş ama geçti gitti göbek düştü düşecek dedi Pınar telefonda. Mini mini kızlar geliyor, oley!!!
Bebeklerinin ismini Arven koyacaklarmış. Bir Elf kızı gibi güzel olur inşallah, tabi Cem Amca'nın genlerinin resesif resesif oturması lazım bir köşede yoksa işi biraz zor kızın :p Ayşegül Teyze'nin akıllı genleri kontrolü ele alır bence. Ona minik kışlık eldivenler aldık zira kendisinin Ocak ayında gelmesi bekleniyor.
Kendisi kızılderili soyundan olacak, kızılderili şaman geleneklerine göre kutsanacak. Ugh!
| Arwen | |
|---|---|
| J. R. R. Tolkien'in kurgusal Orta Dünya evreninde karakter 200px Yüzüklerin Efendisi film üçlemesinde Akşamyıldızı Arwen. | |
| Unvanı/Diğer adı | Akşamyıldızı, Undómiel |
| İsminin anlamı | Soylu Hanım |
| Irkı | Yarı elf, Yüzük Savaşı sırasında insan olmayı tercih ediyor |
| Silahı | Hadhafang |
| Doğum tarihi | Ü.Ç. 241 |
| Ölüm tarihi | D.Ç. 121 |
| Ülkesi | Ayrıkvadi, sonraları Gondor |
| Bahsedildiği kitap(lar) | Yüzük Kardeşliği Kralın Dönüşü |
Bu arada Kadir Amca ile Pınar Teyze'nin kızları nehir doğdu, çok tatlı bir şey ama küçük bir kordon enfeksiyonu geçirmiş ama geçti gitti göbek düştü düşecek dedi Pınar telefonda. Mini mini kızlar geliyor, oley!!!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)