25 Ekim 2010 Pazartesi

Anne babalık


Oğlum senin fotoğraflarını çektireceğiz doğduğun gün. Profesyonel, sanatsal ve eğlenceli fotoğraflar çekilsin diye Baban Buse Eylem diye bir fotoğrafçı buldu. Biz, çok beğendik tarzını. Sen de büyüyünce beğenirsin herhalde. Bu resimdeki Babanın arkadaşı Volkan'ın kızı Doğa. Onun da resimlerini senin için anlaştığımız fotoğrafçı çekmiş. Baban kendisi arayıp konuştu sonra da ben konuştum Buse Hanım'la. Biz hastaneye gittiğimizde kendisine haber verdikten kısa bir süre sonra geleceğini söyledi. Doktorundan ve hastaneden gerekli izinler alındı.  

Şule Teyze'nin oğlu Çınar doğdu. Onu ziyarete gittik geçen gün. Ben tutamadım bile Çınar'ı çok küçüktü. Evet karnımda kıpırdanıp duruyorsun ama mini mini eller ve yumuk bir insan olarak dünyaya geleceğin fikri hala tuhaf. Şule'ye sordum "nasıl hissediyorsun bir aydınlanma mı oldu? annelik ne zaman geldi?" diye "yanağı yanağıma değdiği an" dedi. İşin bu kısmını anlayamayacaksın hiçbir zaman; ama babalık mucizesi kısmını sen de yaşarsın bir gün inşallah.


Çevremizdeki birçok kişinin ya bebeği oldu ya da olacak. Özden Teyzen hamile, Tülay Teyzen hamile... Diğer arkadaşlarımız da bebek yapmak üzere hafiften bir niyet içine girdiler. 

Doğum odasını süslemek için hoş geldin bebek yazısı aldık, bizi ziyaret etmeye gelenler için defter aldık, renkli balonlar aldık süsleme için, tüller, boncuklar... Bir erkek olarak bunlar sana tuhaf ve anlamsız gelebilir belki; ama baban bile bizzat katıldığına göre bu sürece, bu işte bir sevinç var, coşku var!

Anne baba olma meselesi bizi iyice sardı oğlum, ayrıntılarla ilgilenir olduk. Normalde süsle, boncukla, tülle işi olmayan bir çiftin teki olarak söylüyorum bunu: sen bizi değiştiriyorsun daha şimdiden...

24 Ekim 2010 Pazar

16. yaş günü hediyen

Evet kulağa komik gelebilir daha doğmadın bile ama bunu sana kesinlikle anlatmam lazım. Cem Amcan ve Ayşegül Teyzenlerle birlikte Kuşadası'na gittik. Baban şehir dışındaydı. Ayşegül Teyze'nin Gül ve Evşen adında iki arkadaşıyla birlikte. Türk Hava Kurumu'nun Selçuk'taki yerinde Tandem Skydiving yaptılar. 3000 metreden paraşütle atladılar yani. Cem Amcan ve Ben yerde kaldık, Cem kilo itibariyle ben de senden ötürü :) Gökçe Teyzen ve Çağrı Amcan da geldiler sonra. Onlar da tribünden izlediler. Çok heyecanlı bir şey, çok eğlenceli. Ayşegül Teyzen yere ayak basar basmaz her ne kadar bazı şuursuz davranışlar sergilese de "Bunu yapmayan manyaktır!" dedi. Daha düzgün ifade etmek gerekirse, "bunu kesinlikle yapmak lazım" dedi :)

Oradaki hocalardan bilgi aldım. En az 16 yaşında olman gerekiyormuş paraşütle atlamak için. Belki birlikte atlarız seninle sen 16 yaşına gelince. Ben şimdilik kendi çapımda eğlenmek durumunda kaldım, gittiğimde 32. haftadaydık çünkü :)

Umarım böyle güzel, eğlenceli ve ilginç uğraşların olur oğlum. Hayattan zevk almayı, eğlenmeyi ve kendine uygun dostlar edinmeyi öğrenirsin.

Her yaştan heveslisi çıkmış bu atlayışların. Ünlülerden, Hayko Cepkin atlamış mesela. Ben severim Hayko Cepkin'i güzel müzik yapar; ama şu an sana dinletemiyorum, zira yumuşacık müzikler dinlemen gerekiyor belli bir süre.

Neyse, konuyu dağıtmadan... Umarım o günleri birlikte görürüz, bakalım dedikleri gibi seneler uçuverip gidecek ve sen çabucak büyüyecek misin?