10 Ekim 2010 Pazar

Çantalarımız hazır


Babaannenle birlikte ütülediğimiz kıyafetlerinden hastanede kullanılacaklardan oluşan yeşil çanta senin. Zıbınlarını, bezlerini, şampuanın, çoraplarını, battaniyeni özenle dizdik çantanın içine. Baban tabi ki başımızda müfettiş edasıyla bekledi. Çoraplarına kadar uyumlu olmak üzere üç takım koyduk, umarım seni güzel giydirirler orada. Diğer çanta da benim. Gelecek olursan çantaları kapıp yola çıkacağız.




Odan neredeyse hazır. Yatağın, çarşafların, alt açma düzeneği ve dolabın tamam. Yarın perdelerini alacağız. Artık gelip o odaya yerleşmen ve bizi eğlendirmen gerekiyor.


Bugün baban karnıma kulağını koyup dinledi seni. Hıçkırıyorsun zannettik; ama yine hareket edip duruyormuşsun. Baban böyle anlarda halay çektiğini iddia ediyor. Seni şaşkınlıkla dinlerken öyle güçlü bir tekme attın ki onun yanağına, kalakaldık. Bak burada 34. haftandasın.


Geçen günkü market alışverişinde tahta harflere rastladık. Hemen aklıma senin adının harfleri geldi. O an anladım ki bundan sonra görüp göreceğimiz tüm harfleri senin adına uydurmaya çalışacağız.