kriz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kriz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Temmuz 2012 Çarşamba

1. Kriz: Sütten Kesme


19. ayını doldurmak üzere olan Yaman artık bebekten çok çocuk kıvamına gelmiş durumda. Kendi kendine yönlendirmesiz cümleler kurup tespitler yapabiliyor, dolayısıyla birçok şeyin de farkında. Ben de hazır yaz tatili girmişken haydi hooop tuvalet olayı da emzirme olayı da bitsin, yeni sezona rahat girelim diye İzmir'e tatile gelir gelmez çalışmalara başladım. 


Yaman'ın emme saatleri konusunda bir bilgilendirmeyle girizgah yapayım. Yaman sabah kalkınca, kahvaltıdan sonra, öğle uykusundan önce ve uyandıktan sonra, akşam yemeğinden önce bastırsın diye atıştırmalık niyetine, akşam yemeğinden sonra bastırsın diye tatlı niyetine ve uyumadan önce masal eşliğinde, gece uyanıp rüyasını hayra yorayım diye bir iki kez olmak üzere meme emen, emiş gücü yüksek bir vatan evladıydı.

Anneannem ve muhtelif aile büyüklerinin Yaman 1 yaşını geçtiğinde "Amaaan 2 yaşına kadar çocuk mu emzirilir? Artık kocaman olmuş o!" demelerine kulak asmadım, "Doktorumuz 2 yaşa kadar emzir dedi bi kerem" diye karşılık verdim. Hani Yaman'a baktığınızda iştahı gayet yerinde (maşallah, tahtaya tak tak) bir adam-çocuk olmasına rağmen, emzirmenin o keyifli sarmaş dolaşlığına kanıverdim. Uyaaaan ey gaflete düşmüş anneeee! 2 yaşına kadar emzirin diye gelişmekte olan ülkelerin iştah duygusu gelişmemiş ve imkansızlıklardan ötürü yeterince beslenemeyecek çocuklarına söylüyorlar. Siz hiç üstünüze alınmayın çocuğu Bizanslılar gibi but kemiren anneler!

Neyse efendim, bendeniz Yaman'ın uysallığına kanarak yavaş yavaş azaltmayöntemini denemeye karar verdim. Zira benim her şey güzellikle anlatıldığında "Hmmm, ne kadar doğru konuştun anne, vallahi bravo!" diye gözlerle bana bakan evladım konu memeye gelince 1,5 yıldır edindiği ne kadar mantık, ilişki kurma, nedensellik vs varsa bir kenara atıverdi ve "Memeeeööööğ" diye istediğini alma konusunda kararlı olduğunu belirtti. 

Gündüzleri annemin avutmasıyla, masalla uyuyan çocuk masalcı ben olunca su koyuvermeye başladı. Benim anlatmaya başladığım masal karşısında gözlerini kocaman açarak "Dostum, harika masal uyduruyor olabilirsin, ama meme olmadan inan çekilmiyorsun" adlı 3 numaralı bakışıyla beni nakavt etti. Ben de onun yanından koşarak uzaklaştım ve "Annnneeeeeee" diye durumu profesyonelce (!) anneme sevk ettim. Bir gün, iki gün derken idare ettik. Sonra uykudan uyanınca birkaç kez kendi literatürümde "huysuzluk ve mutsuzluk silahını kasıtlı olarak kullanma" diye tabir edebileceğim anlamsızca debelenme, hiçbir şey istememe, her şeyi aynı anda isteyip sonra da istememe gibi tutum ve davranışlar içine girdiğinde emzirdim. Akabinde birkaç kez herhangi bir düzene bağlı olmaksızın gündüz iki ya da üç kez emzirmeye kadar indik. Gece uykuya dalmadan önce ısrarla "meme" dedi ve uykudan önce emzirmeye devam ettim. 

Bu arada yaz tatili vesilesiyle seyir halinde olduğumuzu ve uzun süreli olarak önce abimde, sonra anneannemlerde kaldığımızı belirteyim. Hatta arada, bir sünnet düğününe bile katıldık; ama düğün evi telaşında çocuğu anlamsızca üzmenin anlamı yok diye süten kesme işini askıya alıp istediği zaman emzirdim. 

Sonra yazlık daimi ikamet adresimize döndük. Kutsal internet erişimine kavuşur kavuşmaz yerli yabancı ayırt etmeden hemen bulduğum her tür makaleyi okudum. Gece 11'den 3'e kadar yaptığım ileri aydınlanma seansının ardından kafamda yanan bir sürü ampülle, "Aaaa! kolaymış bee!" diyerek uyumadım tabi ki. Bunun ciddi bir iş  olduğunu ama Yaman'ın verdiği tüm tepkilerin ve gidişatın meme=güven duygusu=annenin yanında olması/olmaması=düzenin değişmesi korkusu deme olduğunu öğrenince gayet normal olduğunu anladım.

Sütten kesme işinde  pek agresif bulduğum memeye bir şey (salça vs) sürme, bant yapıştırma vb. şekillerde ecnebinin aversion dediği iğrendirme yöntemiyle çocuğu ürkütüp kaçırma olayını hiçbir zaman desteklemedim. Benimle aynı kafadaysanız, çevrenizden şunları çok duyacaksınız: "Ay hiç uğraşma, ben salça sürdüm bir günde bıraktı memeyi", "Aaaaa, o da bir şey mi ben bir bant yapıştırdım bir daha yüzüne bakmadı" şeklindeki "bir andacı tutum" pek benim tarzım değil doğrusu. Çocuğumun emmeyi bu kadar sevdiğini bile bile, biraz daha zor olduğunu bilsem de, yine de yavaşça bu duruma alışması daha iyi gibi geliyor. Zira ben hamileyken bir arkadaşımın yeğeni memeyi zor bıraktığı için ona pek çekici gelmiş olacak ki, çölde susuz kalmış bedevi gibi atlamıştı üstüme 

Bir diğer yöntem de çocuğu bir yakına bırakıp annenin çocuktan birkaç günlüğüne uzaklaşması.  Bu daha mantıklı gibi görünse de geride kalana çok büyük eziyet. Zira bu durumda, çocuğu devamlı meşgul etmek ve gece avutmak zorunda kalacak ve çelik gibi sinirlere sahip bir bilge kişiden bahsediyoruz. Bu da pek bulunası değil, birde n'olursa olsun böyle hassas bir dönemde çocuğumun çok güvendiğim ellerde bile olsa bensiz olması biraz ona haksızlık gibi geliyor. 

Yavaşça memeden ayırma yöntemi yani azaltma yöntemi ise 1 yaştan büyük çocuklarda biraz daha uzun zaman alıyor deniliyor birçok kaynakta. Ancak şunu söyleyebilirim, eğer çocuğunuzla iletişiminiz bizim Yaman'la olduğumuz gibi iyiyse birkaç günlük ufak çaplı kriz ve huysuzluğun ardından dikkatini dağıtma yönteminin desteğiyle birlikte emmeyi isteme ve emme sıklığında ciddi bir azalma söz konusu oluyor. 


Anneannem gece emmesinin çocuğun karnını iyice doyurmaktan geçtiğini, çocuğun karnı iyice doyduğunda gece uyanmadığını ,dolayısıyla bir süre sonra da gece emmeyi unuttuğunu söyledi. Biz de klasik pirinç unlu bebek muhallebisi yedirelim dedik. Yaman'a hiçbir zaman gece yatmadan önce kof şişlik verici karbonhidrat ağırlıklı şeyler vermemiştim. Uykudan önce içine minik ekmekler doğranmış tarhana çorbası ya da o günkü menüde ne varsa onu yedirerek yatırıyordum. Neyse biz muhallebiyi pişirdik, yedirmek için taklalar attım; ama bana mısın demedi, o gece yine emerek uyudu. 

Mesela dün gece Yaman hiç uyanmadı ve emmedi; ancak gündüz şişlik ve ağrı problemi yaşadığım için öğlen biraz ben çağırarak emzirdim. Ondan önceki gece uyandı "Anneciğim su vereyim mi sana?" dedim. "Vey" dedi. Sonra "Haydi yat anneciğim" dedim. Yattı uyudu. Yine bir önceki gece ve dün gece hiç emmeden masalla uyudu. Tabi ki memeyle 15 dakikada uyuyan çocuk 1 saatte uyudu; ama sonuçta o kadar da uğraştırması normal artık diyorum kendi kendime. 

Bugün de öğle uykusundan önce göbeği şişene kadar balık yemişti ve uykudan önce emmek istediğinde, "Anneciğim balık yedikten sonra süt emilmez ama" dedim. Bir iki mızıldandı sonra masal dikkat dağıtıcısı ile bir süre sonra uyudu. Uyandıktan sonra da emmek istedi ve ağladı ben de emzirdim; ancak emzirirken, "Anneciğim artık büyüyorsun ve meme yakında bitecek. Artık hep yemek yemeye başlayacağız, süt yok. Ama anne seninle oynayacak, sana sarılacak, seni hep sevecek" dedim. Dikkatle dinledi ve gülümsedi. Toplam 5 dakika emdikten sonra kendiliğinden ayrıldı ve kitabına döndü. Bu gece de yine emmek istedi ve ağladı ben de emzirdim ancak bir memeden diğerine kendisi geçti herhalde az geliyordu süt. Emerken yine sütün biteceğinden, onun artık büyüdüğünden bahsettim. "Anladın mı?" dedim "Anladım" dedi. Diğer memeyi biraz uzun emince bu kez ben bıraktırdım "Anneciğim, hadi uyuyalım artık" dedim. İtiraz etmedi. 


Sözün özü, memeyi bırakma konusunda iyiye gidiyoruz. Ancak ilk birkaç gün Yaman'ın ufak tefek direnmeleri, beni çok yıldırdı ve umutsuzluğa düşürdü diyebilirim. Çocuk yetiştirirken birçok şey hakkında araştırıp okuyup ön hazırlığımı kuşanmış bir şekilde çıksam da er meydanına, bu kez resmen faka bastım, tongaya düştüm ve de bilgisizlik+bit kadar çocuğun iradesi+travma oluşturma korkusu+anneliğe özgü vicdani ret bileşenleri karşısında ilk zorlukta ne memeden kesme ne de tuvalet konusunda baskıcı olma kararlılığını toplayabildim kendimde. O yüzden bulduğu her şeyi okuyan ey anneler, sözüm size! sakın sakın yaklaşan fırtınanın kokusunu duymazlıktan gelmeyin! Önünüzdeki günlerde olabilecekler konusunda önden önden bilgi biriktirin.
Sanırım bu tür büyüme krizleri bataklık gibi. içinde çırpınır ve "Tükendim, yeter artık, çok yoruldum, nasıl bitecek bu dönem?" derseniz giderek daha kötü bir hal alıyor her şey. Ama her insan gibi bir gün onun da kendi ayakları üzerinde duracağını ve bunun sadece geçici bir şey olduğu şeklindeki öngörünüzle ilerlerseniz gerçekten geçip gidiyor. 
Şu an memeden kesme işinin 10. günündeyiz. Bugün iki kez toplam 8-9 dakika emdi. Gelişmeler yakında