Yaman'ın anne ve babası süper geyik çevirmektedir.
Honore de Balzac'a biz Balzaklı Onur derdik.
Hihohahaa diye gülüşürken o sırada süt emmekte olan Yaman meşguliyetinden kafasını kaldırır şehadet parmağını havaya diker ve Onuuğ der. Sonra da fotoğraf çekme mimiğini yapar.
Yani diyor ki: Onur'dan bahsediyorsunuz. Ben Onur'u hatırlıyorum. Onur benim fotoğrafımı çekmişti.
Bu ara bir tekerlemeye takılmış durumda Yaman: Duma duma dum Kırmızı mum!
Adın ne? Maman Gungo
Baban ne iş yapıyor? Makine
Babanın işi ne? Mühhendis
Annenin işi ne? Ömemen
Annenin adı ne? Hatice
Anneannenin adı ne? Semmaa
Bu ara Ayşegül İzmir'e gitti kalmaya. Cem-Ayşegül ve Arven'den oluşan Yazar ailesini biliyor. Cem de geçen akşam bize gelmişti. Çok sevindi geldiklerine. Cim cim cim diye dolaştı evde. Sonra durdu. Arven! Neede? Ayşegül? Neeede? dedi.
Dediğimiz her şeyi tekrar ediyor. Pepee'nin oyuncaklarına bakıyorduk, üzerindeki çıkartmalarda karakterlerin resimleri de var. Tek tek saydırdı ilk başta bana. Şila Zulu köpüş sonra da resimdeki diğer nesneleri söyledik. Ağaç, çiçek vs. O arada tabi her resimde Pepee olduğu için herkesi saydıktan sonra ve tabi ki Pepee dedim birkaç kez. Oradan tabi ki ve lokomotif kelimelerini öğrendi. Ve dün ilk kez tabi ki kelimesini şöyle kullandı: Anneciğim aşağıya inmek ister misin?
Tabi ki!
Mattematik dersinde ilerlemeye devam ediyoruz. Bu haftasonu sabajleyin aramıza geçti ve babasıyla birlikte ayak parmağı kisvesi altındaki leblebi ve fındıklarını saydılar. Biiir, ikiii diye uzata uzata. Geçen haftadan bu yana da 10'ar 10'ar sayabiliyor.
Sözcükler diye çok faydalı bir kitabı Tudem yayınlarının zaten bir Tudem sever olarak rahatlıkla söyleyebilirim kesinlikle alınması gereken birçok kitap Tudem'in eseri oluyor. Anneannesi Harfleri tek tek göstermiş oradan. Şimdi sözcükler kelimesinin içindeki tüm harfleri tanıyabiliyor.
Geçmişe dair anı hafızası çok iyi. Mesela Berk bize geldiğinde fotoğraf makinesini sormuştu biz de onu elleme Yaman o Berkin dedik. Şimdi arada bir hatırlıyor Berk'in Berkin Berkin diye geziniyor biryandan da fotoğraf çekme hareketi yapıyor.
Masada oturup yemek yerken Anne, Hatice, İşte Baba, Gokan işte, Anneanne işte burda diyor.
Tahin pekmez sevdalısı oğlum, buradan Koska'ya sesleniyorum her türlü reklam teklifine açığız. Oğlum bir tahin pekmez insanı, balığın üzerine tahin pekmez yenir kuralını kesinlikle çok iyi kavradı. Baluk baluk diye sabırsızlık içinde soğumasını bekliyor balığın. Akabinde mideyi balıkla dolduruyor ve ta-hin, pek-mez, ta-hin, pek-mez diye sayıklıyor.
Tatlı yeme raporu: Hala beş altı kez bitter çikolata yemişliği var, 4 tane de kahve dünyasının çikolata kaplamalı mini gofretlerinden yedi, yan komşunun cebren ve hile ile verdiği bir iki bisküviyi saymazsak abur cubur niyetine yediği şeyler, avutamadığımız trafik sıkışıklığına bağlı uzun süre oto koltuğunda oturma zorunluluğu esnasında verdiğimi çubuk kraker ve Galetacızade markasının çekirdekli galetasını çok seviyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder