2 Eylül 2010 Perşembe

Alışveriş


"Tekmelenmek çok güzel bir şey" desen herhalde herkes "deli mi ne?" diye bakar; ama gittikçe güçlenen, beni bazen uykumdan uyandıran ve hatta sabahın köründe kaldırıp bir şeyler yediren tekmelerin sıklaşıyor. Güçlü bir bebek olacaksın herhalde.

Dün babaannenlerde iftardaydık. Dedenle babaannen yazın giyesin diye bir sürü şey almışlar sana. Pek sevimli, kullanışlı daha sen içinde yokken bile bizi heyecanlandıran şeyler. 7. aydayız ya artık herkesi aldı bir heyecan.  Babaannen ve anneannen yavaştan doğuma hazırlanmamız konusunda  ısrar ve heyecan içindeler. Baban daha ağırdan alma yanlısı “Daha vakit var nasılsa” diyor. İçgüdülerim bu tür konularda baba/anneanneleri dinlemenin mantıklı olduğunu söyledi ve biz (babaannen, anneannen, baban ve ben) iftarın ardından dolu ve mutlu midelerimizle Özdilek mağazasına gittik.

Oğlum, neyse ki kız reyonuna girmek zorunda değiliz. Gerçekten deli işi! O kadar çok çeşit ve o kadar  çok kurdele var ki her yerde… İnsanın kafası karışıyor, ne yana bakacağını şaşırıyor. Zavallı erkeklere ayrılan, nispeten daha az çeşidin içinden çok güzel şeyler aldık sana. Hastanede sana giydirecekleri zıbın denen ve hayati önem taşıdığına hepimizin kani olduğu özel judo gömleği benzeri şeyden aldık. Kafa kol koordinasyonun çok iyi olmayacağı için pratik bir şey bu zıbın. Hastane çıkışı setin hazır. Salyalarını rahatça etrafa saçasın diye ağız bezlerin, elini yüzünü çizme diye minicik eldivenler...

Elif Teyzenlerle gittiğimiz Didim dönüşü Ceylan'a girip önümüzdeki yazın tişörtlerini aldık. Orada biraz coşmuş olabiliriz; ama o kadar da olsun. Seçtiği tişörtlere bakılırsa baban seni çok havalı bir minik adam yapma konusunda kararlı. Oradan çıktığımızda arabayı kenara çekti "Hadi hepsini çıkarıp tek tek bakalım bi daha" dedi. Çıkardık torbalarından aldığımız şeyleri sevdik, beğendik, geri koyduk.

Bazen ona bakıyorum da senin için bir şeyler alırken seçerken, çok farklı ve daha mutlu bir adam oluveriyor. Bu daha sen gelmeden böyle, demek bir gelsen çok eğleneceksiniz birlikte.

Gerçi bu, bütün ailede böyle. Eşyalarının içinde durduğu sepeti coşup coşup çıkarıyoruz yerinden. "Hadi eşyaları sevelim bakalım nelerimiz varmış?" diye. Hayatımda duyduğum en saçma bahane bu; ama herkes inanıyor tuhaf bir şekilde. Hepimiz biliyoruz işte nelerin olduğunu, kimi kandırıyoruz değil mi? :)

Bu arada tabi ki örgüler, hediyeler başladı. Çok şanslı bir çocuksun sen. Anneannen ve babaannen "kısmetli" diyorlar sana. Hep böyle devam eder şansın umarım.

Kuzenin Yaren telefonda seni soruyor.
"Yaman napıyor?"
"Oynuyor, takla atıyor"
"Biz ona bir sürü şey aldık, ama anlatsam da anlamazsın"
Bana anlatmadı, babana anlattı ve anladık ki tulum almış sana. Tulum biraz fazla karışık mı geldi ne?

Hiç yorum yok: