15 Ocak 2012 Pazar

Yaman'ın kitap sevgisi

Yaman kitapları çok seviyor! Oley, Yuppi!! Şimdiden ilk sözcükler kitaplarından bayağı bir şeyi öğrendi.
Musluk resmi: el yıkama hareketi
Kapı resmi: çal annecim kapıyı. tak tak vuru resimdeki kapıya
Zil resmi: Zile bas annecim: zile basar
Paspas resmi: ayaklarını paspasa sil. Ayaklarını kımıldatır.

Zaman zaman kendimi Pavlov gibi hissetsem de zaten her şeyi taklit ederek öğrendiği için bu tür numaralar öğretmek hoşuma gidiyor. Zira bir noktadan sonra eseriniz ve başarınız olarak görmeye başladığınız biricik yavrunuzun bir şeyler öğrenmiş olması çok hoşunuza gidiyor. Tabi ki bunları sizin öğretmiş olmanızdan ötürü bir gurur da olmuyor değil.

Kitabı sevmesi, kitabını zombi yürüyüşüyle taşıyıp önüme getirmesi, ıh diyerek uzatması ve anlattıklarımı ağzımın içine bakarak dinlemesi acayip mest ediyor beni.

Tuvalette bile kitap okuyan bir adam olman dileğiyle.

Annen

Arven geldiiii!!!

Eveeeeeet geliyordu gelecekti, aman Ayşegül doğurdu doğuracak derken sonunda Arven Hanım zamanından önce ama her bebekte olduğu gibi tam vaktinde ve tam da olması gerektiği gibi geldi. Yazar ailesi 12 Ocak gecesi hastanenin yolunu tuttu. Ben bütün gün Ayşegül'ü arayıp ayrıntıları almıştım. Zorlu bir günün ardından 13 Ocak Cuma 21:28'de doğdu Arven Hanım.
Biz o gün gidemedik Arven'i görmeye zira baban Bursa'daydı. O, gece 11'de eve dönerken aradı beni ve tüm yorgunluğuna rağmen dayanamayıp gideceğin söyledi. Hastaneye uğrayıp gördü Arven'i. Biz ise ertesi günü beklemek zorunda kaldık.
Öğlen Anneannen, baban, ben ve tabi ki sen yola çıktık. Sana smokin giydirsem yeriydi sonuçta yakışıklı olman gerekiyordu ama zaten her türlü yakışıklı olacağın için şimdiden gereksiz protokollere boğmanın alemi yoktu. Deli gibi bir kar vardı, trafik berbattı ve ayın 13'ü ve cuma günü olması bir korku filmi tedirginliği yaratıyordu bizde.
nihayet hastaneye vardık, senin asansörden inmek istememenin ardından hazırladığımız kapı süsünün asılı olduğu kapıyı pek güzelmiş deyip açarak içeri girdik. Kocaman gözler, minik bir burun ve şirin bir ağız tombul iki yanağın arasına yerleştirilmişti. Çok güzel bir bebekti Arven. Mis gibi kokuyordu ama pek uykucu bir tipi vardı.
Harika çikolatalardan hemen kaptım zira bunlar bebek ziyaretinin en önemli kısmıdır oğlum.
Bu arada olayın kahramanı Ayşegül, sevimli bir "ferah" gecelik içinde yatağında uzanıyordu. Dünyanın en önemli kişisini dünyaya getirmiş dünyanın en önemli ve tek annesi olma anının tadını çıkarıyordu, onca ağrı ve sızıya rağmen kafasında kocaman sevimli bir kıvırcık topuz ve yüzünde kocaman bir gülümsemeyle pek güzeldi..
Cem Amca öhöm düzeltiyorum Cem Baba ise büyük bir gururla hoşgeldiniz dedi bize. Sen Arven'i muhtemelen yeni bir oyuncak zannettin; ama ağlayınca dehşet içinde baktın ona, sonra da soran gözlerle bize. Hemen kaçırdım seni o travmatik odadan. Bol bol hastaneyi gezdik. Sen yangın tüpüne, su sebiline, duvarda asılı dezenfektanlara, kapı kollarına, ışıklara ve asansöre baktın "bu ne?" anlamına gelen ıh ve inmek bilmeyen bir işaret parmağı da bonus.
Ziyarete Gül de geldi, kocaman kıvırcıkları ve sevdiceği Caner'le birlikte. Seni hırpaladı sevdi, ben darısı başınıza dedim, sessizlik oldu :)
Emire Teyze ilk kez babaanne, Emişe Teyze ikinci kez anneanne olmuştu.
Bu arada önemli bir futbolcu olan Lefter Küçükandonyadis o hastanede vefat etmiş o gün. Cem Amcan da kapıda sigara içiyormuş. Kendisine ne hissediyorsunuz denilmiş o da tabi ki çok mutluyum demiş. Henüz hiçbir kanalda bir futbolcunun ölümünden mutluluk duyan taraftar haberi çıkmadı ama, bakalım.
Birlikte geçirdiğimiz bir beş sene, paylaştığımız bir sürü sevinç, hüzün piknik, tatil, film ve muhabbetin bir de birlikte İstanbul'a taşınmanın ardından çocuklarımızı kucağımıza aldığımız ilk anın ödeşmesini yaşadık.
Amca Teyze olmak neymiş gördük öğrendik, teşekkürler taze çekirdek aile! Sizi çok seviyoruz!

8 Ocak 2012 Pazar

Bir haftasonu hızında büyüme

Yaman oğlum sen bir haftasonunda bir sürü şey öğrenebiliyorsun! Tebrikler!
Bu cuma akşamı sana banyo yaptırdım sonra seni yatağının içine bıraktım. Çıplak çıplak kendini bir o yana bir bu yana atarken sen, yatağının üzerindeki 'bunting' usülü Yaman yazısını gösterip Yaaa, Man dedim birkaç kez. Sen de bunun üzerine Yaaa dememin akabinde Maaan diye tamamladın adını.
Yine cuma günü artık doğmak üzere olan Arven için unnado'dan sipariş ettiğimiz Dikkat Bebek Var güncesi geldi. Baban birkaç tane de kitap almış sana. Onları okurken (!) mesela banyoyu gösterirken kafana dokunup bıcı bıcı işareti yaptın, lazımlığı gösterip ee! dedin, musluğu görünce el yıkama işareti yaptın, yiyeceklerin olduğu sayfaya mama dedin, saati gösterip saat nerede deyince odanı işaret ettin, fırça kelimesini duyunca diş fırçası tutar gibi yaptın, çamaşır makinesini görünce vuu dedin. E daha ne olsun, resmen yaladın yuttun şu dünyayı.
Televizyonda alkışlı programlar olunca elinde ne olursa olsun bırakıp alkışladın! Büyüyorsun büyüyorsun. Artık yataklardan aşağıya iniyorsun. Hem de gayet temkinlisin.
Anneannen sana şu şarkıyı öğretmiş:


Köpek uçmak istemiş, bir gün kargaya gitmiş,
Karga ona anlatmış bizimki de inanmış
Açmış bacaklarını, dikmiş kulaklarını,
Havlayıp birkaç kere, atmış kendini yere,
Köpek düşmüş vah vah vah,
Karga da gülmüş ha ha ha.

Bu şarkının en can alıcı yeri olan son satırını öğrenmişsin iyice. Kargada gülmüş? deyince anneannen hahaha! diyorsun :)
Bir de Ali Baba'nın şarkısını söylemeye başlayınca da, anneannenin ilk söylediği hayvan inek olduğundan  moo diyorsun. 


Arven'in kapı süsünü yaptık Pazar günü. Ayşegül Teyzenlerde binbir çeşit sevimlilikler yaptın. Fırına, bulaşık makinesine, her türlü elektrikli alete saldırdın. İlk kez kumandalı araba gördün, pek sevdin.
Babanla oynadınız, güreştiniz. Baban durmadan puan topluyor bu manevralarla. Seni arabaya attığı gibi gezdirdi evin içinde.
Haa bir de iyice değişik sesler çıkarmaya başladın. Gıcı pıhı mıhı sis his pis filan diyorsun. Pek komiksin çocuk!

4 Ocak 2012 Çarşamba

Resmi olarak ee!

Eveet oğlum bir haftadır ufak ufak kakası geldikçe ee diyordu ama dün itibariyle resmi olarak çiş ve kakayı söylemeye başladı hem anneannesine hem de bana. Böylece 13 aylıkken tuvalet eğitiminin büyük kısmını halletmiş olacağız.

2 Ocak 2012 Pazartesi

Yaman öksürük olur ve olaylar gelişir

Evde topluca hasta olduk önce ben sonra anneannen en son da sen. Geçirdiğin ikinci hastalık küçük çaplı bir üşütme. Okuldan kapıp kapıp getirdiğim ilk hastalığı kapmadın, ama ikinci baskıdan koruyamadım seni. Öksürük ve burun akması oldu. Doktor şurup yazdı ama çok şükür antibiyotiğe gerek kalmadı. Burnunu temizledik serum fizyolojikle. Burun ürünlerini çıkaramıyorsun minik burun deliklerinden dolayı bu da nefes almanı zorlaştırıyor ve sonuç olarak ememiyorsun ve bu duruma deli oluyorsun. Canım oğlum neyse ki güçlü kuvvetlisin de atlattın çabucak.

Marifetler 13. ay

Eveet Artık 2012'deyiz. Bugün 2 Ocak. Anneanneni hastaneye götürmüştük kontrol için. Hastanenin merdivenlerinden inmek çok hoşuna gitti. İlk kez merdivenden indin. 

SÖYLEYEBİLDİĞİ KELİMELER
Anne, baba, dede, tahta, mama, meme, aba, gel, git, hatice, nenene (anneanne)

MANUEL BECERİLER
Tükenmez kalemi açıp kapama
Düğmelere basma 
Masanın üzerindeki şeyleri çekme
Küçük nesneleri ve iplikleri tutabilme 
Kalemle halı üstü duvar ve kağıtları karalayabilme

TANIMLAMA BECERİLERİ
Telefon çalınca elini kulağına götürüp telefon hareketi yapma
Sıcak şeyleri görünce cıs anlamına gelen hıs!
Çamaşır makinesini görünce vuuu
Arabayla oynarken ıııın
Şaşırınca ah deme
Küveti görünce bıcı bıcı hareketi yapar
Pisi pisi deyince ve kedi görünce pisi hareketi ve pencereden dışarıyı gösterme
Buzdolabının üstündeki resimlerimizi tanıyıp anne baba der
Bezini gösterip e! Der
Bezini gösterip öff kokuyor deyince burnunu tutup solur
Lazımlığını gösterip e! Der
İnek görünce mooo der
Ağzını sil deyince ıslak mendille ağzını siler

SEVİMLİ MARİFETLER
Adam gibi otur deyince bacak bacak üstüne atma
Halının üstündeki saat resmini gösterip sonra da duvarındaki saati gösterme
Ah başıma gelenler aaah aah deyince ebaşını ellerinin arasına alıp sallana
Bıktım senden deyince yaka silkme
Hayır deyip parmak sallayınca aynısını yapma
Öpücük atma
Yaman yok deyip üstüne örtü örünce hiç kıpırdamadan bekler
Banyoda ayaklarını yıka deyince ayağını tutup banyo fırçasıyla yıkar

CEVAPLAYABİLDİĞİ SORULAR
Kaç yaşındasın? Parmağıyla 1 yapar.
Yaman kim? Ben deyip kendini gösterir
Ağzın, burnun, göbüşün, ayakların, gözlerin, saçların kulakların nerede deyince gösterir
Nasıl bıcı bıcı olunur deyince elinle saç yıkama hareketi yapar
Çak deyince elini açar
Beş yap deyince parmaklarınla beş yapar
Kitabındaki deniz yıldızına "dız" der
Kitabındaki kız çocuğunu öper
Senin aklın nerede deyince kafasını gösterir
Anneannen sana nasıl kızıyor deyince parmak sallar
Sevimli bir şey görünce ayyy der

HUYLAR
Uyku emerek, bebek arabasında
Yüzü koyun uyur, deli yatar
Yastıklara ve yorganlara gömülmeyi çok sever
Hurmayı, kuru üzümü, muzu, yoğurdu, eti, balığı, ekmeği ve galetayı çok sever
Bir şey yemeden önce tadına bakar, beğenmezse çıkarır
Asansöre binmeyi çok sever
Atta deyince ağlıyorsa susar, kapı açılınca herkesten önce koşar
Biz eve gelince çığlık atarak koşar
Düzenli, üst üste sıralı şeyleri sevmez hemen bozar. 
Kapağı açılabilen, iç içe geçen alengirli şeyleri çok sever
Banyoyu ve suda çırpınmayı çok sever
Saklambaç oynamayı çok sever
Koş koş koş ya da yakalıcam yakalıcam deyince çok heyecanlanır ve çığlık atar
Müzik duyunca dans eder
Kitap okumayı sever, bütün kitaplığı yere indirip tek tek açar


İlgisini çeken şeyler
Küçük mutfak aletleri
Gözlükler
Telefonlar
Anahtarlar
Işıklı sesli her şey
Hayvanlar
Çocuklar
Parfüm şişeleri, kremler,
vidalar, keskin sivri ve tehlikeli her şey
kapaklı her şey
buzdolabı, bulaşık makinesi, çamaşır makinesi10
Sevmediği şeyler
Fazla tüylü hareketli şeyler
Yapraklı büyük bitkiler
Süs çiçekleri

Korktuğu şeyler
Elektrik süpürgesi, blendır, ani hareketler ve yüksek sesler

Muzurluklar yasak olan bir şeyi yapmaya yeltenmeden önce gelip sırnaşır çeşitli sevimlilikler yapar

1 Ocak 2012 Pazar

Yaman'la İkinci yılbaşı

30 yaşındasınız


Bir Çarşamba günü doğdunuz.
Yeni yaşınıza girmenize 364 gün kaldı.

Burcunuz: Oğlak


Dolu dolu 30 yılı geride bırakıp 31. yaşıma girdim. Bir söyleyişe göre kadınların 29'u ile 30'u arası on yıl sürermiş. Ben bir süre daha 30la idare etsem mi acaba? :) Doğumgünümü geleneksel anlamda kutlayamadık çünkü baban o gün Bursa'daydı ve gece çok gelebildi eve.  Ama bir gün öncesinde bana kahve makinesi aldı. Tchibo'dan Cafissimo. Tam benim gibi bir kahve severe göre. Teşekkürler hayatım :)

İlk yılbaşı fotoğraflarına bakıyorum da. Bafa Gölü'ne gitmiştik sen daha 35 günlükken, şimdi 14. ayın içindesin, yürüyorsun, koşuyorsun, istiyorsun, bağırıyorsun, gülüyorsun, ağlıyorsun.
Bu yılbaşı herkesten uzakta İstanbul'daki evimizdeyiz, anneannen, ben, sen ve baban. Önce komşumuzun çocuklarına hediye almak ve biraz da yılbaşı abur cubur alışverişi yapmak için dışarı çıktık.
Eve geldikten sonra minimal bir atıştırma sofrası hazırladık ya da evde ne varsa sofrası da denebilir buna. Giyindik süslendik hepimiz. Seni de giydirdik hatta aramızda en şık olanımız sendin. Gömlek kravat ve kırmızı bir süveter :)
Çocukluğumuzdaki yılbaşlarında olduğu gibi televizyonu açtık, meyve yedik, kola içtik. bir tek mandalin ve muz yoktu sen de gittin meyveler kitabındaki muz resmini sonra da masayı gösterdin. Anlamı bana muz verin. Muz görünce elinde ne varsa bırakıp hedefe doğru ilerleyen bir minik adamsın sen zira.