4 Ocak 2012 Çarşamba
Resmi olarak ee!
Eveet oğlum bir haftadır ufak ufak kakası geldikçe ee diyordu ama dün itibariyle resmi olarak çiş ve kakayı söylemeye başladı hem anneannesine hem de bana. Böylece 13 aylıkken tuvalet eğitiminin büyük kısmını halletmiş olacağız.
2 Ocak 2012 Pazartesi
Yaman öksürük olur ve olaylar gelişir
Evde topluca hasta olduk önce ben sonra anneannen en son da sen. Geçirdiğin ikinci hastalık küçük çaplı bir üşütme. Okuldan kapıp kapıp getirdiğim ilk hastalığı kapmadın, ama ikinci baskıdan koruyamadım seni. Öksürük ve burun akması oldu. Doktor şurup yazdı ama çok şükür antibiyotiğe gerek kalmadı. Burnunu temizledik serum fizyolojikle. Burun ürünlerini çıkaramıyorsun minik burun deliklerinden dolayı bu da nefes almanı zorlaştırıyor ve sonuç olarak ememiyorsun ve bu duruma deli oluyorsun. Canım oğlum neyse ki güçlü kuvvetlisin de atlattın çabucak.
Marifetler 13. ay
Eveet Artık 2012'deyiz. Bugün 2 Ocak. Anneanneni hastaneye götürmüştük kontrol için. Hastanenin merdivenlerinden inmek çok hoşuna gitti. İlk kez merdivenden indin.
SÖYLEYEBİLDİĞİ KELİMELER
Anne, baba, dede, tahta, mama, meme, aba, gel, git, hatice, nenene (anneanne)
MANUEL BECERİLER
Tükenmez kalemi açıp kapama
Düğmelere basma
Masanın üzerindeki şeyleri çekme
Küçük nesneleri ve iplikleri tutabilme
Kalemle halı üstü duvar ve kağıtları karalayabilme
TANIMLAMA BECERİLERİ
Telefon çalınca elini kulağına götürüp telefon hareketi yapma
Sıcak şeyleri görünce cıs anlamına gelen hıs!
Çamaşır makinesini görünce vuuu
Arabayla oynarken ıııın
Şaşırınca ah deme
Küveti görünce bıcı bıcı hareketi yapar
Pisi pisi deyince ve kedi görünce pisi hareketi ve pencereden dışarıyı gösterme
Buzdolabının üstündeki resimlerimizi tanıyıp anne baba der
Bezini gösterip e! Der
Bezini gösterip öff kokuyor deyince burnunu tutup solur
Lazımlığını gösterip e! Der
İnek görünce mooo der
Ağzını sil deyince ıslak mendille ağzını siler
SEVİMLİ MARİFETLER
Adam gibi otur deyince bacak bacak üstüne atma
Halının üstündeki saat resmini gösterip sonra da duvarındaki saati gösterme
Ah başıma gelenler aaah aah deyince ebaşını ellerinin arasına alıp sallana
Bıktım senden deyince yaka silkme
Hayır deyip parmak sallayınca aynısını yapma
Öpücük atma
Yaman yok deyip üstüne örtü örünce hiç kıpırdamadan bekler
Banyoda ayaklarını yıka deyince ayağını tutup banyo fırçasıyla yıkar
CEVAPLAYABİLDİĞİ SORULAR
Kaç yaşındasın? Parmağıyla 1 yapar.
Yaman kim? Ben deyip kendini gösterir
Ağzın, burnun, göbüşün, ayakların, gözlerin, saçların kulakların nerede deyince gösterir
Nasıl bıcı bıcı olunur deyince elinle saç yıkama hareketi yapar
Çak deyince elini açar
Beş yap deyince parmaklarınla beş yapar
Kitabındaki deniz yıldızına "dız" der
Kitabındaki kız çocuğunu öper
Senin aklın nerede deyince kafasını gösterir
Anneannen sana nasıl kızıyor deyince parmak sallar
Sevimli bir şey görünce ayyy der
HUYLAR
Uyku emerek, bebek arabasında
Yüzü koyun uyur, deli yatar
Yastıklara ve yorganlara gömülmeyi çok sever
Hurmayı, kuru üzümü, muzu, yoğurdu, eti, balığı, ekmeği ve galetayı çok sever
Bir şey yemeden önce tadına bakar, beğenmezse çıkarır
Asansöre binmeyi çok sever
Atta deyince ağlıyorsa susar, kapı açılınca herkesten önce koşar
Biz eve gelince çığlık atarak koşar
Düzenli, üst üste sıralı şeyleri sevmez hemen bozar.
Kapağı açılabilen, iç içe geçen alengirli şeyleri çok sever
Banyoyu ve suda çırpınmayı çok sever
Saklambaç oynamayı çok sever
Koş koş koş ya da yakalıcam yakalıcam deyince çok heyecanlanır ve çığlık atar
Müzik duyunca dans eder
Kitap okumayı sever, bütün kitaplığı yere indirip tek tek açar
İlgisini çeken şeyler
Küçük mutfak aletleri
Gözlükler
Telefonlar
Anahtarlar
Işıklı sesli her şey
Hayvanlar
Çocuklar
Parfüm şişeleri, kremler,
vidalar, keskin sivri ve tehlikeli her şey
kapaklı her şey
buzdolabı, bulaşık makinesi, çamaşır makinesi10
Sevmediği şeyler
Fazla tüylü hareketli şeyler
Yapraklı büyük bitkiler
Süs çiçekleri
Korktuğu şeyler
Elektrik süpürgesi, blendır, ani hareketler ve yüksek sesler
Muzurluklar yasak olan bir şeyi yapmaya yeltenmeden önce gelip sırnaşır çeşitli sevimlilikler yapar
1 Ocak 2012 Pazar
Yaman'la İkinci yılbaşı
30 yaşındasınız
Bir Çarşamba günü doğdunuz.
Yeni yaşınıza girmenize 364 gün kaldı.
Yeni yaşınıza girmenize 364 gün kaldı.
Burcunuz: Oğlak

Dolu dolu 30 yılı geride bırakıp 31. yaşıma girdim. Bir söyleyişe göre kadınların 29'u ile 30'u arası on yıl sürermiş. Ben bir süre daha 30la idare etsem mi acaba? :) Doğumgünümü geleneksel anlamda kutlayamadık çünkü baban o gün Bursa'daydı ve gece çok gelebildi eve. Ama bir gün öncesinde bana kahve makinesi aldı. Tchibo'dan Cafissimo. Tam benim gibi bir kahve severe göre. Teşekkürler hayatım :)
İlk yılbaşı fotoğraflarına bakıyorum da. Bafa Gölü'ne gitmiştik sen daha 35 günlükken, şimdi 14. ayın içindesin, yürüyorsun, koşuyorsun, istiyorsun, bağırıyorsun, gülüyorsun, ağlıyorsun.
Bu yılbaşı herkesten uzakta İstanbul'daki evimizdeyiz, anneannen, ben, sen ve baban. Önce komşumuzun çocuklarına hediye almak ve biraz da yılbaşı abur cubur alışverişi yapmak için dışarı çıktık.
Eve geldikten sonra minimal bir atıştırma sofrası hazırladık ya da evde ne varsa sofrası da denebilir buna. Giyindik süslendik hepimiz. Seni de giydirdik hatta aramızda en şık olanımız sendin. Gömlek kravat ve kırmızı bir süveter :)
Çocukluğumuzdaki yılbaşlarında olduğu gibi televizyonu açtık, meyve yedik, kola içtik. bir tek mandalin ve muz yoktu sen de gittin meyveler kitabındaki muz resmini sonra da masayı gösterdin. Anlamı bana muz verin. Muz görünce elinde ne varsa bırakıp hedefe doğru ilerleyen bir minik adamsın sen zira.
14 Aralık 2011 Çarşamba
Çaylaklar için ilk doğum günü hazırlama rehberi/ Organizing first birthday for dummies
Eveeet zaman olmuş 15 Aralık ben daha yeni yazıyorum doğumgünü yazısını. Bahaneler: Yaman'ın gündüz uykusu iyice azaldı, gece vardiyası arttı, sınav dönemine denk geldi, misafirler oldu velhasıl doğum günü yazısı gecikti.
Öncelikle ilk doğum günü için ipuçları:
Kesinlikle doğum günü tarihinden bir ay önce araştırmaya başlamak lazım. Ben bir ay boyunca internet sitelerini taradım, çeşit ve fikir çok olunca insan ne yapacağını şaşırıyor dolayısıyla sindire sindire araştırmak ve karar vermek içinizde bir şey kalmadan, ah şunu da yapsaydım demeden kutlamayı organize etmenin en iyi yolu. Öncelikle çocuğunuzun ve sizin tarzınıza göre bir tema belirlemek lazım.
Çocuk nasılsa küçük anlamıyor demeyin zira ben çok az bebeklik fotoğrafı olan doğum günlerinde ise neredeyse hiç fotoğraf çekilmemiş bir çocuk olarak kesinlikle özenilmiş bir doğum günü kutlaması isterdim. Ayrıca bu çocuk sizin çocuğunuz ve birinci yaşına kadar sağlıkla getirmekle zaten büyük bir zafer kazandınız dolayısıyla bu kutlama aslında sizin için de yapılıyor.
Erkek çocuklar için çok fazla seçeneğiniz diye düşünmeyin. Ben kız çocuğum da olsa pembelere batmış bir doğum günü yapmak zorunda hissetmezdim kendimi. Erkek çocuk diye de mavi renkli bir kutlama istemedim.
Bir sürü siteyi dolaşıp geceleri blogları taramaktan uykusuz kalmış olsam da, çok şey öğrendiğimi ve çok eğlendiğimi belirteyim. İnsanın çocuğunun olması her anlamda bir macera bu açıdan.
Yaman doğduğundan beri deniz, gemi, balık şeklinde ilerleyen dekoratif beğenilerimiz ilk yaş gününe de yansıdı doğal olarak. Yaman için bir korsan parti teması seçtim. Bu konuda babaların biraz dışarıda kalması canınızı sıkmasın zira erkekler bu tarz şeylerde (genelleme yapıyorum) nispeten daha yüzeysel düşünüyorlar.
Korsan partisi olacağına karar verdikten sonra işler daha kolay oldu çünkü internet ve bloglar bu konuda derya deniz bir kaynak. Konuya karar verip arama alanınızı daraltmadan hiçbir şey yapamıyorsunuz.
İlk işim davetiyeleri hazırlamak oldu. Misafirlere önceden elden verdiğim ya da postayla gönderdiğim hazır davetiyelerin yanısıra, yetmemesi olasılığına karşı bir de kendi bastırdığım davetiyeleri kullandım. Gelemeyecek olanlara da hatıra olsun diye yolladım.
Sonra masada çok hoş durduğunu düşündüğüm ikramların üzerine konulacak kürdan süslerini hazırladım. Salonun süslemesinde klasik sünnet süslemeleri kullanmak istemedim, zira hiç sevmem kendilerini. Süs olarak üçgen bayraklar çok hoşuma gittiğinden onları seçtim. Asılacak korsan bayraklarının bir kısmını hazır aldık geri kalanını da kendimiz bastırdık. Bayrakları boydan boya iki sıra halinde astık. Bir de masanın arkasındaki duvara Yaman'ın ilk giysilerini astık. İlk çoraplarındandan, ilk pijaması ve önlüklerinden birkaç parça.

Gelecek misafirlere vermek için siyah hediye torbaları aldık. İçine Yaman'ın resimlerini ve üçümüzün resimlerini, içinde para çikolatalar olan bir hazine sandığı ve deniz kabukları koyduk. Kağıt işlerini seven biri olarak çok eğlendim bunları hazırlarken.



Öncelikle hazır pastalara ve fiyatlarına baktım. Klasik 1 şeklinde pastadan çok hoşlanmadım. İstediğim tarzda bir hazır pastanın fiyatı 180-220 TL arasında değişiyordu. Açıkçası benim gibi her şeyle kendi uğraşmayı seven biri için bu biraz fazlaydı. Ben de kendim yapmak istedim.
Pastayı kendiniz yapacaksanız öncelikle pastayı kremanın kuruması ya da süslerin bozulması ya da aslında en temel neden olan pastanın bayatlaması probleminden dolayı 2 gün öncesinden hazırlayamayacağınız için, son dakikada hazırlamanız gerekiyor. Bu da yapımı kolay bir pasta seçmeniz gerektiği anlamına geliyor. Benim önümde korsan gemisi ve hazine sandığı seçenekleri vardı. Ancak evde son hazırlık telaşı giyinme süslenme derdi içindeyken çok fazla ayrıntıyla uğraşamayacağımı düşünüp hazine sandığını seçtim. Keki bir gece öncesinden pişirdim. Ve misafirler gelmeden yaklaşık 2 saat önce de süslemesini ve kremasını döktüm. Ağır bir pasta olsun istemedim çünkü doğum günümüz 4-5 gibi başlayacaktı bu da insanların yemek saatini kapsayacağı anlamına geliyordu. Bu yüzden daha çok doyurucu ikramlara ağırlık verip tatlıları az tutmak daha mantıklı geldi. Ve tabi ki evde yapılan pastanın bir diğer avantajı doğumgünü sahibi Yaman da pastasından yiyebildi.
Süsleme de tabi ki temaya uygun olmak durumunda. Korsan renkleri siyah kırmızı ve beyaz olduğundan bu renkte balonlar aldık. Kırmızı peçeteler, Yaman için korsan şapkası ve korsan seti aldık.

Normalde her gün banyo yapmasına rağmen banyosunu bir gün önceden yaptırdık.Yaman uykusunu iyi aldığı için keyfi yerindeydi. Kesinlikle en önemli noktalardan bir tanesi bu. Keyfi yerinde olmayan bir çocuğu avutmak gerçekten zor. Misafirlerin hepsinin gelmesi için biraz fazla bekledik o yüzden pasta faslı biraz geç oldu ve pastanın tamamı bitti.
Bolca arkadaşımız geldiği için sıkılmadık. Arkadaşlarımız da birbirleriyle daha önce tanışmayanlar olduğu halde güzel muhabbet ettiler. Misafirlerin birbirleriyle muhabbet edebilmesi de çok önemli. Çünkü siz çocuk ve pasta derken onlarla ilgilenemeyebiliyorsunuz. O arada sıkılmamaları da iyi oldu. Evimiz geniş olduğu için kalabalık bir misafir kitlesi olsa da evin içinde dolanma arada bir balkona çıkıp hava alma gibi aralar verilebildi.
Yaman da neyse ki yabanilik yapmadı. Hediyelerini kendi açtı.Çok güzel ve işimize yarayan hediyeler geldi. Süper oyuncakları ve kıyafetleri oldu, o yüzden herkese çok teşekkürler. Çocuklar da olduğu için Yaman misafirler gittikten sonra da onlarla oyalandı. Anneanne, babaanne ve dede Yaman'ı çok güzel oyaladı. Herkesle resimler çekildi.



TEŞEKKÜRLER!!!!!
İlk gelen misafirimiz Güzide ve Barış. Çok teşekkürler Güzidecim geldiğiniz için. Seni ve Barış'ı görmek oğlumla tanışmanız gerçekten çok mutlu etti beni.
Ahmet ve Dilek Kocaman bir ayıyla katıldı ve Ahmet Amcası kendisini devamlı unutan Yaman'a aldığı Ayı Ahmet ile gecenin unutulmazı oldu.
Nilaycığım taa Amerikalardan kalktı geldi. Hem de kendisiyle beş senedir görüşmüyorduk. Çok güzel bir renk kattı. Maviş gözleri ve tatlı muhabbetiyle iyi ki geldi.
Cem ve Ayşegül Yazar çifti (ve dört gözle beklediğimiz minik Arvenimizle) Yaman'ın hiçbir özel gününü kaçırmadan hep yanımızda oldular. Fotoğraflar onların eseri. Yaman Ayşegül'ü çok seviyor ama ağzına ilk kez çikolatayı çalan Cem'den biraz korkuyor olabilir hala.
Erkan, Şule Teyze ve Ersoy Amca, hatırımızı kırmadılar geldiler. İlk İstanbul günlerimizde verdikleri destekler, moraller için, evlerinin kapılarını bize açtıkları için teşekkürler. Bu arada Yaman'a cıs'ı öğreten Şule Teyze'dir :) Onları da bu mutlu günümüzde oğluşumun doğum gününde ağırladık.
Başak ve Vahap, iyi ki geldiniz, hasta olmasına rağmen (öğretmenler gününde biraz fazlaca göbek atmasından kelli küçük çaplı bir kırgınlık) Avcılar'daki upuzak evlerinden İstanbul'un en bilinmeyen semti Göktürk'e geldiler. Çooook teşekkürler ve tabi ki yetenekli objektifiyle Yaman'ın güzel fotoğraflarını yakaladı Başak Teyzesi.
Mine abla Damla ve Derya'yı kaptığı geldi ta İzmitlerden çıktı geldi. İyi ki geldi, yorgunlukla çok muhabbet edemesek de evimizde ağırladık en azından.
Ve tabi ki canım anneciğim Yaman'a verdiği onca emeğin karşılığını Yaman'ın birinci yaşını sağlıkla görerek kutladı. Öğrettiği şarkılar, numaralar ve ilk kelimeler için, börekleri çörekleri ve onca yorgunluğu, dolu dolu bakan gözleri için teşekkürler.
Son olarak babaanne ve dedesi...
Babaannesi torununun doğum günü için özene bezene süslendi, yaptığı leziz çörekleriyle yoruldu. Çok sevdiği oğluşunun oğluşu Yaman Bey'i kravatlı ponturlu gördü, öptü kokladı, bağrına bastı.
Dedesi, "koçişine" iyi ki doğdun Yaman parçaları çaldı, ilk yaşında kulağını güzel melodilerle, aklını güzel dede-torun anılarıyla doldurdu. "Tahta" kelimesinin ardından söylemiş olsa da ilk kez kendisine "dede" dediğini duydu. Eh o da bir nevi mürüvvettir.
Öncelikle ilk doğum günü için ipuçları:
Kesinlikle doğum günü tarihinden bir ay önce araştırmaya başlamak lazım. Ben bir ay boyunca internet sitelerini taradım, çeşit ve fikir çok olunca insan ne yapacağını şaşırıyor dolayısıyla sindire sindire araştırmak ve karar vermek içinizde bir şey kalmadan, ah şunu da yapsaydım demeden kutlamayı organize etmenin en iyi yolu. Öncelikle çocuğunuzun ve sizin tarzınıza göre bir tema belirlemek lazım.
Çocuk nasılsa küçük anlamıyor demeyin zira ben çok az bebeklik fotoğrafı olan doğum günlerinde ise neredeyse hiç fotoğraf çekilmemiş bir çocuk olarak kesinlikle özenilmiş bir doğum günü kutlaması isterdim. Ayrıca bu çocuk sizin çocuğunuz ve birinci yaşına kadar sağlıkla getirmekle zaten büyük bir zafer kazandınız dolayısıyla bu kutlama aslında sizin için de yapılıyor.
Erkek çocuklar için çok fazla seçeneğiniz diye düşünmeyin. Ben kız çocuğum da olsa pembelere batmış bir doğum günü yapmak zorunda hissetmezdim kendimi. Erkek çocuk diye de mavi renkli bir kutlama istemedim.
Bir sürü siteyi dolaşıp geceleri blogları taramaktan uykusuz kalmış olsam da, çok şey öğrendiğimi ve çok eğlendiğimi belirteyim. İnsanın çocuğunun olması her anlamda bir macera bu açıdan.
Yaman doğduğundan beri deniz, gemi, balık şeklinde ilerleyen dekoratif beğenilerimiz ilk yaş gününe de yansıdı doğal olarak. Yaman için bir korsan parti teması seçtim. Bu konuda babaların biraz dışarıda kalması canınızı sıkmasın zira erkekler bu tarz şeylerde (genelleme yapıyorum) nispeten daha yüzeysel düşünüyorlar.
Korsan partisi olacağına karar verdikten sonra işler daha kolay oldu çünkü internet ve bloglar bu konuda derya deniz bir kaynak. Konuya karar verip arama alanınızı daraltmadan hiçbir şey yapamıyorsunuz.
İlk işim davetiyeleri hazırlamak oldu. Misafirlere önceden elden verdiğim ya da postayla gönderdiğim hazır davetiyelerin yanısıra, yetmemesi olasılığına karşı bir de kendi bastırdığım davetiyeleri kullandım. Gelemeyecek olanlara da hatıra olsun diye yolladım.Sonra masada çok hoş durduğunu düşündüğüm ikramların üzerine konulacak kürdan süslerini hazırladım. Salonun süslemesinde klasik sünnet süslemeleri kullanmak istemedim, zira hiç sevmem kendilerini. Süs olarak üçgen bayraklar çok hoşuma gittiğinden onları seçtim. Asılacak korsan bayraklarının bir kısmını hazır aldık geri kalanını da kendimiz bastırdık. Bayrakları boydan boya iki sıra halinde astık. Bir de masanın arkasındaki duvara Yaman'ın ilk giysilerini astık. İlk çoraplarındandan, ilk pijaması ve önlüklerinden birkaç parça.

Gelecek misafirlere vermek için siyah hediye torbaları aldık. İçine Yaman'ın resimlerini ve üçümüzün resimlerini, içinde para çikolatalar olan bir hazine sandığı ve deniz kabukları koyduk. Kağıt işlerini seven biri olarak çok eğlendim bunları hazırlarken.



Öncelikle hazır pastalara ve fiyatlarına baktım. Klasik 1 şeklinde pastadan çok hoşlanmadım. İstediğim tarzda bir hazır pastanın fiyatı 180-220 TL arasında değişiyordu. Açıkçası benim gibi her şeyle kendi uğraşmayı seven biri için bu biraz fazlaydı. Ben de kendim yapmak istedim.
Pastayı kendiniz yapacaksanız öncelikle pastayı kremanın kuruması ya da süslerin bozulması ya da aslında en temel neden olan pastanın bayatlaması probleminden dolayı 2 gün öncesinden hazırlayamayacağınız için, son dakikada hazırlamanız gerekiyor. Bu da yapımı kolay bir pasta seçmeniz gerektiği anlamına geliyor. Benim önümde korsan gemisi ve hazine sandığı seçenekleri vardı. Ancak evde son hazırlık telaşı giyinme süslenme derdi içindeyken çok fazla ayrıntıyla uğraşamayacağımı düşünüp hazine sandığını seçtim. Keki bir gece öncesinden pişirdim. Ve misafirler gelmeden yaklaşık 2 saat önce de süslemesini ve kremasını döktüm. Ağır bir pasta olsun istemedim çünkü doğum günümüz 4-5 gibi başlayacaktı bu da insanların yemek saatini kapsayacağı anlamına geliyordu. Bu yüzden daha çok doyurucu ikramlara ağırlık verip tatlıları az tutmak daha mantıklı geldi. Ve tabi ki evde yapılan pastanın bir diğer avantajı doğumgünü sahibi Yaman da pastasından yiyebildi.
Süsleme de tabi ki temaya uygun olmak durumunda. Korsan renkleri siyah kırmızı ve beyaz olduğundan bu renkte balonlar aldık. Kırmızı peçeteler, Yaman için korsan şapkası ve korsan seti aldık.

Normalde her gün banyo yapmasına rağmen banyosunu bir gün önceden yaptırdık.Yaman uykusunu iyi aldığı için keyfi yerindeydi. Kesinlikle en önemli noktalardan bir tanesi bu. Keyfi yerinde olmayan bir çocuğu avutmak gerçekten zor. Misafirlerin hepsinin gelmesi için biraz fazla bekledik o yüzden pasta faslı biraz geç oldu ve pastanın tamamı bitti.
Bolca arkadaşımız geldiği için sıkılmadık. Arkadaşlarımız da birbirleriyle daha önce tanışmayanlar olduğu halde güzel muhabbet ettiler. Misafirlerin birbirleriyle muhabbet edebilmesi de çok önemli. Çünkü siz çocuk ve pasta derken onlarla ilgilenemeyebiliyorsunuz. O arada sıkılmamaları da iyi oldu. Evimiz geniş olduğu için kalabalık bir misafir kitlesi olsa da evin içinde dolanma arada bir balkona çıkıp hava alma gibi aralar verilebildi.
Yaman da neyse ki yabanilik yapmadı. Hediyelerini kendi açtı.Çok güzel ve işimize yarayan hediyeler geldi. Süper oyuncakları ve kıyafetleri oldu, o yüzden herkese çok teşekkürler. Çocuklar da olduğu için Yaman misafirler gittikten sonra da onlarla oyalandı. Anneanne, babaanne ve dede Yaman'ı çok güzel oyaladı. Herkesle resimler çekildi.
TEŞEKKÜRLER!!!!!
İlk gelen misafirimiz Güzide ve Barış. Çok teşekkürler Güzidecim geldiğiniz için. Seni ve Barış'ı görmek oğlumla tanışmanız gerçekten çok mutlu etti beni.
Ahmet ve Dilek Kocaman bir ayıyla katıldı ve Ahmet Amcası kendisini devamlı unutan Yaman'a aldığı Ayı Ahmet ile gecenin unutulmazı oldu.
Nilaycığım taa Amerikalardan kalktı geldi. Hem de kendisiyle beş senedir görüşmüyorduk. Çok güzel bir renk kattı. Maviş gözleri ve tatlı muhabbetiyle iyi ki geldi.
Cem ve Ayşegül Yazar çifti (ve dört gözle beklediğimiz minik Arvenimizle) Yaman'ın hiçbir özel gününü kaçırmadan hep yanımızda oldular. Fotoğraflar onların eseri. Yaman Ayşegül'ü çok seviyor ama ağzına ilk kez çikolatayı çalan Cem'den biraz korkuyor olabilir hala.
Erkan, Şule Teyze ve Ersoy Amca, hatırımızı kırmadılar geldiler. İlk İstanbul günlerimizde verdikleri destekler, moraller için, evlerinin kapılarını bize açtıkları için teşekkürler. Bu arada Yaman'a cıs'ı öğreten Şule Teyze'dir :) Onları da bu mutlu günümüzde oğluşumun doğum gününde ağırladık.
Başak ve Vahap, iyi ki geldiniz, hasta olmasına rağmen (öğretmenler gününde biraz fazlaca göbek atmasından kelli küçük çaplı bir kırgınlık) Avcılar'daki upuzak evlerinden İstanbul'un en bilinmeyen semti Göktürk'e geldiler. Çooook teşekkürler ve tabi ki yetenekli objektifiyle Yaman'ın güzel fotoğraflarını yakaladı Başak Teyzesi.
Mine abla Damla ve Derya'yı kaptığı geldi ta İzmitlerden çıktı geldi. İyi ki geldi, yorgunlukla çok muhabbet edemesek de evimizde ağırladık en azından.
Ve tabi ki canım anneciğim Yaman'a verdiği onca emeğin karşılığını Yaman'ın birinci yaşını sağlıkla görerek kutladı. Öğrettiği şarkılar, numaralar ve ilk kelimeler için, börekleri çörekleri ve onca yorgunluğu, dolu dolu bakan gözleri için teşekkürler.
Son olarak babaanne ve dedesi...
Babaannesi torununun doğum günü için özene bezene süslendi, yaptığı leziz çörekleriyle yoruldu. Çok sevdiği oğluşunun oğluşu Yaman Bey'i kravatlı ponturlu gördü, öptü kokladı, bağrına bastı.
Dedesi, "koçişine" iyi ki doğdun Yaman parçaları çaldı, ilk yaşında kulağını güzel melodilerle, aklını güzel dede-torun anılarıyla doldurdu. "Tahta" kelimesinin ardından söylemiş olsa da ilk kez kendisine "dede" dediğini duydu. Eh o da bir nevi mürüvvettir.
29 Kasım 2011 Salı
Anneanne vs Yaman





Anneannenle süper bir ikili oldunuz. Senin dilini öğrendi. Her gün yeni bir şey öğretti sana. Okuldan her geldiğimde hemen sana öğrettiklerini gösterdiği minik performansınızı izledim. Dışarıya çıktık gezdik dolaştık birlikte. Forum'a gittik gezmeye Eyüp'e gittik. Eyüp Sultan Camii'nin içinde gezindin emekledin yayıldın. Sonra biz anneannenin namaz kılmasını beklerken dışarıda sen kucağımda uyuyakaldın kafan düşmüş gitmiş ben de yüzün bana dönük olmadığı için farketmedim, oradan bir kız söyledi abla çocuk uyumuş diye. O zaman yüzünü bana döndürdüm kanguruda. Derin derin uyudun.
Sonra bir kere deniz kenarına gittik baban, anneannen, sen ve ben. Biz deniz kenarında çay içtik, boğazı ve balık tutanları gelen geçeni izledik. Sen de fosur fosur uyudun.
Pazara gittik birlikte sen artık ciddi ciddi dengeni kurabiliyorsun diye sana pazardan altı kaymayan patik çoraplardan aldık. Öyle rahat ettin ki. Pıt pıt pıt yürüdün bir oraya bir buraya, başın sıkışınca emekliyordun ama olsun.
Anneannen 6 Kasım'da bayram için İzmir'e gitmeden önce ayakta duruyor ve 15-20 adım atıyordun ama bacakların yeterince güçlenmemişti henüz. Bir iki kez çömelip ayağa kalktın tutunmadan ve düşmeden ama 7-8 Kasım itibariyle adamakıllı yürüdüğünü söyleyebiliriz.
Etiketler:
anneannee,
ayağa kalkma,
destekle ayağa kalkma,
ilk adım,
ilkler,
minik ayaklar,
yürüme
Cumhuriyet Bayramı
Kasım'ın sonundayız evet ama bu konu hakkında yazmaya ancak fırsat buldum. Cumhuriyet Bayramı Van Depreminden dolayı iptal edildi. Cumhuriyet her koşulda kutlanması gereken bir bayram oğlum. kutlama kelimesini eğlenceyle eş anlamlı algılamak isteyen zihniyetlere inat, sen her zaman cumhuriyetine sahip çık.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
