Kaka için:
1. Önce içindekiler kısmı tuvalete boşaltılır :)
2. Tuvalet çeşmesinden kaba temizlik için yardım alınır.
3. Akabinde lazımlık bu iş için ayrılmış bir fırça ile çamaşır suyu marifetiyle temizlenir.
4. Adamakıllı durulanır.
5. Ters çevrilip kurumaya bırakılır ya da kağıt havluyla kurulanır
Çiş için:
1 ve 2. maddeler tekrarlanır. Lazımlık ağzına kadar su doldurulup 5-10 damla çamaşır suyu damlatılıp kenarda bekletilir. Kullanıma yakın durulanır ve 5. madde tekrar edilir.
6 Haziran 2011 Pazartesi
5 Haziran 2011 Pazar
En uygun zamanlar
7. gün oldu. Bugün itibariyle bebek işaret diline de başladık ufaktan. Yaman'ın lazımlığa oturmak için en uygun zamanlar: sabah uykudan uyanınca, yedikten/emdikten bir süre sonra. Bugün de hem çiş hem kakayı aynı anda yakaladık. Yalnız şu kaka işini önce bezde başladığını görüp hızla bezi çıkarıp devamını lazımlığa yaptırma şeklinde kotardık.
Şu aşamada kakaya ağırlık vermiş gibiyiz, çişi yakalayamıyoruz sanki. Du bakalım.
Şu aşamada kakaya ağırlık vermiş gibiyiz, çişi yakalayamıyoruz sanki. Du bakalım.
Diş buğdayı I

Sevgili blog,
Biliyorsun ki ben uzun süre merasimsiz kalamam. Hemmen oğluşum için bir merasim buldum yine. "Diş buğdayı" ya da "Diş hediği" ya da "Diş bulguru". Dişi çıkan çocuk için yapılır. İkram hazırlanır, buğday pişirilir, ev süslenir. İtiraf ediyorum İstanbul'daki arkadaşlarımızı görmek ve seni göstermek için yaptık bu organizasyonu :) Bu organizasyon sadece beta sürümüdür.
Menümüz: Diş buğdayı ve süsleri, zeytinyağlı sarma, peynirli börek, mercimek köftesi, kumpircikler, kartopu, truff, renkli şekerli toplar, diş kurabiyesi, diş pastası ve şeker keseleri.

Ne yazık ki İstanbul'un adeti oğlum, herkesin işi denk gelmiyor burada bir araya gelmek zor iş. Gelemeyenlerimiz çok olsa da gelenlerimizle çok güzel vakit geçirdik. Merve Teyze ve İlker Amca (aynı zamanda bizim İstanbul'daki ilk misafirlerimiz olur kendileri. 23 Nisan'ını kutlamak için gelmişlerdi bizim taşınmamızdan birkaç gün sonra), Ahmet Amca ve Dilek Abla, Esra Teyze ve Dilek Teyze.

Merve ve İlker sağolsunlar bizim buralarda bulamadığımız süsleri almışlar, taa 1. yaş gününe kadar hatta en az üç doğum günü dolusu kutlama süsümüz var! Gelir gelmez hemen süslediler Ahmet Amca'nın mühendislik zekası sayesinde hangi süsün nereye asılacağı sorunsalı da çözüme kavuşturuldu.
Önce biz sen uyurken herkesin pek bir şüpheyle yaklaştığı diş buğdayını yedik. Annen ne güzel hazırlamıştı dişbuğdayını. Aslında uygulama gayet basitti buğdayın üzerine bal, pekmez, şekerler, tarçın, hindistancevizi, kuruyemişler konulup yenilecekti amma velakin bundan pek bir malzeme çıkardılar oğlum. Ahmet Amcan "o kadar şeyi neyin üstüne döksen yenir" dedi, İlker Amcan "biz zaten meraktan geldik ne ola ki bu dişbuğdayı" dedi, Baban "Hayatım, milletin midesini doldurma buğdayla istersen" dedi. Bunlara yaranılmaz oğlum.
Sonra ikramları getirdik sen uyandın o arada, çaylar içildi börekler sarmalar hüpletildi. Esra Teyze ve Dilek Teyze sonradan gelebildiler. Sonra senin pastanı kestik hediyelerini açtık. Ahmet amcan sana dans eden bir horoz getirmiş. Sen ilk önce tuhaf tuhaf baksan da sonradan sevdin ve hatta sarıldın horozuna. Ama içimden bir ses annenin ve babanın sana gelen oyuncaklara daha çok sevindiğini ve sevineceğini söylüyor. Esra Teyzen ve Dilek Teyzen de sana yazlık şort tulum almışlar. Pek bir şirin olacaksın içinde.
Merve Teyzen seninle doya doya oynadı. Ayaklarını pek sevdiler. Ben de ikide bir onları çocuk yapın diye taciz ettim. Merve Teyzen çekimser oy kullandı, İlker Amcan yorumsuz kaldı. Onlar olmasa fotoğraflar da çekilmezdi bilesin. Senin akıllı annen fotoğraf makinesini İzmir'de unuttu çünkü :)
Bizim evimiz herkese uzak oğlum ve Esra teyzen hariç herkes Anadolu yakasından kalktı geldi. Bu arabası olmayan biri için ortalama 3 vasıta demek. O yüzden sağolsunlar seni, bizi seviyorlar pek çok. ama biz ebeveyn olmanın gereği olarak artık öğrendik çocuğumuzun daha çok seviliyor olmasına, önce senin kucaklanmana.
Yemek içmekten muhabbetten unuttuğumuz bir şey de meslek seçimi merasimi. Senin önüne çeşitli alet edevat koyup hangisine uzanırsan ona göre filanca mesleği seçecek bu çocuk diyecektik, artık onu da İzmir'de yaparız anneannende.
Beta sürümü güzel oldu. Şimdi annen öteki organizasyonun izini sürüyor.


















3 Haziran 2011 Cuma
5. gün ve iki kere çiş yapıldı! Yaşasın!
Bugün zorlu bir gündü. Böyle zorlu günlerde hiçbir şey yapmak zorunda değilsiniz. Yaman şu anda diş çıkartıyor ve bazen tek istediği şefkat ve kucak. Böyle zamanlarda onu kesinlikle zorlamıyorum. Bütün gün bezle dolaşıyor, huysuzluk edecek gibiyse lazımlığa oturtmuyorum bile. Bugün iki kez oturdu lazımlığa,akşam babası geldikten sonra keyfi yerine gelmişti, iki seferde de çişini yaptı. Lazımlığın dibinde iki kaşık çiş görmek akabinde çok sevinmek ve hatta fotoğrafını çekmek istemek gibi tuhaf duygular peydah oluyor bende. İşte bu süreç, çişi kakayı fotoğraflamak isteyecek kadar eğlenceli. Öyle sanıldığı gibi sancılı, zor ve krizlerle dolu bir dönem değil. Bezsiz bebeğin en çok bu yanını seviyorum herhalde. Kimse bebekten şimdi çişini tutmasını, söylemesini, yapmasını ya da yapmamasını beklemiyor. Kimse anneden bunu öğretmesini beklemiyor. Beklenti olmadığı için her iki taraf da rahat.
Lazımlıkta biraz uzun oturunca poposunda kırmızı bir halka oluşuyor, ki bu gerçekten çok komik. Sonra en az yarım saat altında bez olmadan minderlerin üzerinde debelenmesine izin veriyorum. Böylece rahatlıyor ve takdir edersiniz ki bu çok hoşuna gidiyor.
Lazımlıkta biraz uzun oturunca poposunda kırmızı bir halka oluşuyor, ki bu gerçekten çok komik. Sonra en az yarım saat altında bez olmadan minderlerin üzerinde debelenmesine izin veriyorum. Böylece rahatlıyor ve takdir edersiniz ki bu çok hoşuna gidiyor.
1 Haziran 2011 Çarşamba
İstanbullu
20 Nisan itibariyle 40 günlük İstanbulluyuz oğlum. Göktürk diye bir yerde ev tuttuk. Kocaman bir evimiz var. Eşyalarımız resmen uçtu evin içinde. Ama senin için bol bol emekleyecek alan var, tabi emeklersen. Şimdilik Elif Teyze'nin kerkinme diye tabir ettiği dizlerin ve dirseklerin üzerinde ileri geri sallanma hareketini yapıyorsun. Gitmek istediğin yere yuvarlanarak ya da dizlerinin üzerinde bir iki kez kendi kendini gaza getirip ileri doğru atılarak varıyorsun. Ve tabi ki 10 Mayıs'tan bu yana ağzında dişler görünmeye başladı.. Güldüğünde bir zamanların Hugo adlı animasyon karakterine benziyorsun. Nenene, dade, ggghıı gibi sesler çıkarıyorsun, agu artık pek bir banal senin için. Çığlık denemelerin mevcut ve tabi ki boyun posun yerinde 71 cm ve 9 kg'sın artık. Sevimli bir çocuk oldun sahiden.
Lazımlık üzerindeyken ne yapıyoruz?
Kitapta bebek çişini ya da kakasını yaparken belli bir ses ve işareti seçmemizi, bu esnada bebek sıkılırsa şarkı söylenmesini ya da sevdiği bir oyuncakla oynanmasını öneriyor. Şu anda bezsiz bebek uygulamamızın 3. günü. Yaman 6 ay 6 günlük ve 4 gündür kahvaltıda yumurta sarısı, peynir ve pekmez yiyor, iki gündür kakasını yapmıyordu. Bu sabah onu kaldırdık ve gaz çıkarmaya başladığı anda hızla bezini çıkarıp lazımlığına oturttuk. Uykudan uyandığında neşeli olduğundan sorun çıkarmadan lazımlığa oturdu ve kakasının devamını yaptı. Lazımlığın üzerinde otururken bacaklarımı etrafına doladım ki kendini boşlukta veya güvensiz hissetmesin. Zaten birazını bezine yaptığı kakasının devamını lazımlığa yaptı. Lazımlıkta otururken ona "ı" sesini kullanarak sevdiği şarkıların melodisini mırıldandık. Henüz çiş yakalayamadık.
30 Mayıs 2011 Pazartesi
Önce kitap zira eğitim şart!
Bezsiz bebek yaklaşımı ile ilgili kafanızda iki tür fikir olabilir. Bir çok şüpheliyim, sakıncalı olabilir gibi, okuyayım bakalım nasıl bir şeymiş? ya da çok mantıklı peki nasıl uygulayabilirim? Ben ikinci soruyu sormuştum zira müzeleri gezenler ya da eskilerden dinleyenler bilir ,eskiden beşiklerin altında çocukların poposunun denk geldiği yerde bir delik olurmuş. İki nesil öncesinde de çocukların tuvalet eğitimi gayet serbest, onları boğmadan ama 2 yaşına varmadan tamamlanırmış. Bunda evlerin bahçeli olmasının ve çocukların oynayacak ve kirlenmesinden çok endişe edilmeyecek alanlara sahip olmasının etkisinin büyük olduğunu düşünüyorum. Bu anlamda bezsiz bebek anlayışı her ne kadar batılı bir moda gibi gelse de, aslında doğunun unutulmuş bir geleneğinin batıda yeniden canlandırılmasının bir ürünü.
Önce Christine Gross-Loh'un bezsiz bebek kitabını alıp okuyun. Kitabı okurken tekrarlanan cümleler sizi şüphelerinizden ve olur mu acabalarınızdan uzaklaştıracaktır çünkü yazar kitapta uygulayıcılara ve sonuçlara bolca yer vermiş.
Okudum ve kural, plan, program yapmadan Yaman'ı aklıma estikçe tuvalete oturttum. sadece ortama alışsın diye. Bugün de lazımlık aldık. Şimdilik tuvalete oturmaktan mutlu ama henüz bir sonuca ulaşmadık. Kitabı okumaya devam ediyorum.
Önce Christine Gross-Loh'un bezsiz bebek kitabını alıp okuyun. Kitabı okurken tekrarlanan cümleler sizi şüphelerinizden ve olur mu acabalarınızdan uzaklaştıracaktır çünkü yazar kitapta uygulayıcılara ve sonuçlara bolca yer vermiş.
Okudum ve kural, plan, program yapmadan Yaman'ı aklıma estikçe tuvalete oturttum. sadece ortama alışsın diye. Bugün de lazımlık aldık. Şimdilik tuvalete oturmaktan mutlu ama henüz bir sonuca ulaşmadık. Kitabı okumaya devam ediyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



