Oğlum, dün oturdum uzun süredir elimde sürünen kapı süsünü bitirdim. Bu hastaneeki odamızın kapısına asılacak eve gelince de senin odanın kapısına asarız inşallah. Bitince kendimle o kadar gurur duydum ki bu işin ticaretine bile girebilirim :)
31 Ekim 2010 Pazar
Kapı süsü
Oğlum, dün oturdum uzun süredir elimde sürünen kapı süsünü bitirdim. Bu hastaneeki odamızın kapısına asılacak eve gelince de senin odanın kapısına asarız inşallah. Bitince kendimle o kadar gurur duydum ki bu işin ticaretine bile girebilirim :)
25 Ekim 2010 Pazartesi
Anne babalık

Oğlum senin fotoğraflarını çektireceğiz doğduğun gün. Profesyonel, sanatsal ve eğlenceli fotoğraflar çekilsin diye Baban Buse Eylem diye bir fotoğrafçı buldu. Biz, çok beğendik tarzını. Sen de büyüyünce beğenirsin herhalde. Bu resimdeki Babanın arkadaşı Volkan'ın kızı Doğa. Onun da resimlerini senin için anlaştığımız fotoğrafçı çekmiş. Baban kendisi arayıp konuştu sonra da ben konuştum Buse Hanım'la. Biz hastaneye gittiğimizde kendisine haber verdikten kısa bir süre sonra geleceğini söyledi. Doktorundan ve hastaneden gerekli izinler alındı.
Şule Teyze'nin oğlu Çınar doğdu. Onu ziyarete gittik geçen gün. Ben tutamadım bile Çınar'ı çok küçüktü. Evet karnımda kıpırdanıp duruyorsun ama mini mini eller ve yumuk bir insan olarak dünyaya geleceğin fikri hala tuhaf. Şule'ye sordum "nasıl hissediyorsun bir aydınlanma mı oldu? annelik ne zaman geldi?" diye "yanağı yanağıma değdiği an" dedi. İşin bu kısmını anlayamayacaksın hiçbir zaman; ama babalık mucizesi kısmını sen de yaşarsın bir gün inşallah.
Çevremizdeki birçok kişinin ya bebeği oldu ya da olacak. Özden Teyzen hamile, Tülay Teyzen hamile... Diğer arkadaşlarımız da bebek yapmak üzere hafiften bir niyet içine girdiler.
Doğum odasını süslemek için hoş geldin bebek yazısı aldık, bizi ziyaret etmeye gelenler için defter aldık, renkli balonlar aldık süsleme için, tüller, boncuklar... Bir erkek olarak bunlar sana tuhaf ve anlamsız gelebilir belki; ama baban bile bizzat katıldığına göre bu sürece, bu işte bir sevinç var, coşku var!
Anne baba olma meselesi bizi iyice sardı oğlum, ayrıntılarla ilgilenir olduk. Normalde süsle, boncukla, tülle işi olmayan bir çiftin teki olarak söylüyorum bunu: sen bizi değiştiriyorsun daha şimdiden...
24 Ekim 2010 Pazar
16. yaş günü hediyen
Evet kulağa komik gelebilir daha doğmadın bile ama bunu sana kesinlikle anlatmam lazım. Cem Amcan ve Ayşegül Teyzenlerle birlikte Kuşadası'na gittik. Baban şehir dışındaydı. Ayşegül Teyze'nin Gül ve Evşen adında iki arkadaşıyla birlikte. Türk Hava Kurumu'nun Selçuk'taki yerinde Tandem Skydiving yaptılar. 3000 metreden paraşütle atladılar yani. Cem Amcan ve Ben yerde kaldık, Cem kilo itibariyle ben de senden ötürü :) Gökçe Teyzen ve Çağrı Amcan da geldiler sonra. Onlar da tribünden izlediler. Çok heyecanlı bir şey, çok eğlenceli. Ayşegül Teyzen yere ayak basar basmaz her ne kadar bazı şuursuz davranışlar sergilese de "Bunu yapmayan manyaktır!" dedi. Daha düzgün ifade etmek gerekirse, "bunu kesinlikle yapmak lazım" dedi :)
Oradaki hocalardan bilgi aldım. En az 16 yaşında olman gerekiyormuş paraşütle atlamak için. Belki birlikte atlarız seninle sen 16 yaşına gelince. Ben şimdilik kendi çapımda eğlenmek durumunda kaldım, gittiğimde 32. haftadaydık çünkü :)Umarım böyle güzel, eğlenceli ve ilginç uğraşların olur oğlum. Hayattan zevk almayı, eğlenmeyi ve kendine uygun dostlar edinmeyi öğrenirsin.
Her yaştan heveslisi çıkmış bu atlayışların. Ünlülerden, Hayko Cepkin atlamış mesela. Ben severim Hayko Cepkin'i güzel müzik yapar; ama şu an sana dinletemiyorum, zira yumuşacık müzikler dinlemen gerekiyor belli bir süre.
Neyse, konuyu dağıtmadan... Umarım o günleri birlikte görürüz, bakalım dedikleri gibi seneler uçuverip gidecek ve sen çabucak büyüyecek misin?
21 Ekim 2010 Perşembe
Yedik içtik, bugünlere geldik.
Beslenmek çok önemli oğlum. Benim dünyada en çok sevdiğim şey meyvedir. Çok meyve yedim oğlum ben sen karnımdayken, herhalde sen de çok seversin.
Bir de badem çok yedim, süt ve süt ürünlerini söylemiyorum bile. Sen yiyebildiğin zaman sana bir sürü meyve püresi hazırlayacağım. Bunun için geçen gün Elif Teyzen geldiğinde bir sürü hediyeyle birlikte bir de gitmiş cam rende almış. İddiasına göre pek zor bulunan bir şeymiş. Babaannense aksini söyledi.
Elif Teyzenin sana aldıklarını bir liste yaparsak şöyle bir şey çıkıyor. Eksiği var fazlası yok öyle diyeyim.
Bir de badem çok yedim, süt ve süt ürünlerini söylemiyorum bile. Sen yiyebildiğin zaman sana bir sürü meyve püresi hazırlayacağım. Bunun için geçen gün Elif Teyzen geldiğinde bir sürü hediyeyle birlikte bir de gitmiş cam rende almış. İddiasına göre pek zor bulunan bir şeymiş. Babaannense aksini söyledi.
Elif Teyzenin sana aldıklarını bir liste yaparsak şöyle bir şey çıkıyor. Eksiği var fazlası yok öyle diyeyim.
Anı defteri
Seninle ilgili yazmak o kadar güzel ki oğlum, bu blog yetmedi bir de eline alıp bakabileceğin bir şey olsun istedik. Ne zamandır internetten araştırıp duruyordum. Bebeğin yaşadığı şeylerle ilgili bir sürü defter yapmışlar çeşit bol ama bize hitap eden bir tek bu vardı.
Çizimleri içeriği çok hoşumuza gitti babanla. Şu an sadece ilk sayfasına yazabiliyoruz çünkü ben gelmeden önceki düşünceleriniz diye bir bölüm var bize uygun olan. Ama daha ne yazacağımıza bir türlü karar veremedik. Baban ısrarla erteliyor, ben de elime kalemi alıp sayfaya bakıp duruyorum.
Diğer bölümleri seninle yaşadıkça doldurabileceğiz. İçimde taşıyorum seni ama hakkında hiçbir şey bilmiyorum. Çok tuhaf bir şey bu. Eldeki verilere göre akıllı ve eğlenceli bir çocuk olacaksın ama tabi bunlar çok afaki söylemler :)
Kendi çocukluğumuzla ilgili bir sürü şey var unutulan, nasılsa yazılır, nasılsa bir fotoğraftır çekilir denip durulmuş galiba. Benim zaten pek resmim bile yok bebekliğime dair, babanın çok resmi var ama, senin de olacak bir sürü resmin :)
Çizimleri içeriği çok hoşumuza gitti babanla. Şu an sadece ilk sayfasına yazabiliyoruz çünkü ben gelmeden önceki düşünceleriniz diye bir bölüm var bize uygun olan. Ama daha ne yazacağımıza bir türlü karar veremedik. Baban ısrarla erteliyor, ben de elime kalemi alıp sayfaya bakıp duruyorum.
Diğer bölümleri seninle yaşadıkça doldurabileceğiz. İçimde taşıyorum seni ama hakkında hiçbir şey bilmiyorum. Çok tuhaf bir şey bu. Eldeki verilere göre akıllı ve eğlenceli bir çocuk olacaksın ama tabi bunlar çok afaki söylemler :)
Kendi çocukluğumuzla ilgili bir sürü şey var unutulan, nasılsa yazılır, nasılsa bir fotoğraftır çekilir denip durulmuş galiba. Benim zaten pek resmim bile yok bebekliğime dair, babanın çok resmi var ama, senin de olacak bir sürü resmin :)
10 Ekim 2010 Pazar
Çantalarımız hazır
Babaannenle birlikte ütülediğimiz kıyafetlerinden hastanede kullanılacaklardan oluşan yeşil çanta senin. Zıbınlarını, bezlerini, şampuanın, çoraplarını, battaniyeni özenle dizdik çantanın içine. Baban tabi ki başımızda müfettiş edasıyla bekledi. Çoraplarına kadar uyumlu olmak üzere üç takım koyduk, umarım seni güzel giydirirler orada. Diğer çanta da benim. Gelecek olursan çantaları kapıp yola çıkacağız.
Odan neredeyse hazır. Yatağın, çarşafların, alt açma düzeneği ve dolabın tamam. Yarın perdelerini alacağız. Artık gelip o odaya yerleşmen ve bizi eğlendirmen gerekiyor.
Bugün baban karnıma kulağını koyup dinledi seni. Hıçkırıyorsun zannettik; ama yine hareket edip duruyormuşsun. Baban böyle anlarda halay çektiğini iddia ediyor. Seni şaşkınlıkla dinlerken öyle güçlü bir tekme attın ki onun yanağına, kalakaldık. Bak burada 34. haftandasın.
Geçen günkü market alışverişinde tahta harflere rastladık. Hemen aklıma senin adının harfleri geldi. O an anladım ki bundan sonra görüp göreceğimiz tüm harfleri senin adına uydurmaya çalışacağız.
3 Ekim 2010 Pazar
Az kaldı...
Oğlum,
Günler rüzgarda bırakılmış kağıt tomarları gibi uçup gidiyor. Çok uzun zaman varmış gibi geliyordu ya, artık öyle değil.
Artık göğüs kafesim gerçek bir kafese dönüştü. Bazen ciğerlerim sıkışıyor. Havada asılı kalmış nem nefes almamı zorlaştırıyor. Uzun süre oturur pozisyonda kalınca ayağa kalkıyorum, çok hareket edince de yoruluyorum. Komik bir durum aslında. En komiği de yatakta dönerken kendimi ters dönmüş bir kaplumbağa gibi hissetmem ve yürüyüşümün bir penguene benzemesi.
Artık 32. hafta bitiyor. Odan boyandı, yatağın yorganın hazır. Odan için bir dümen aldım. Duvara mı asarız yoksa yatağına mı henüz karar vermedim. Bir de can simidi şeklinde saat. Hastanede ikram edilecek bebek şekerlerin hazır. Altın yastığını, nevresimlerini hazırladık, ben de kapı süsü yaptım sana. İsmini keçeden yazdım, babaannenler çitleri buldular, anneannen de simit kısmını yaptı.
Sanıyorum gaza gelip bir iki gün içinde hallederiz geri kalanları.
Baban şimdi iş gezisinde birkaç gün içinde gelip odanı hazır hale getirecek.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


